Bİyografİ

www.burcincelikezer.com

Burçİn Çelİkezer


Burçin ÇELİKEZER 29.01.1980 İZMİR doğumludur.Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden diyetisyen olarak mezun olmustur.Hacettepe Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümü Diyetetik Anabilim dalında HASTALIKLARDA BESLENME uzmanlığı eğitimini sürdürmektedir.


Eğitim sureci boyunca Tariş AR-GE Labaratuvarında besin stajı,Hacettepe Üniversitesi Tıp fakültesi Erişkin Hastanesinde Beslenme Tedavisi pratik eğitimi,Bilkent Üniversitesi Kafeteryalar İşletmesi Müdürlüğünde Kurum Mutfağı Yönetimi çalışması,Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusü Merkez Mutfağı Yönetimi stajı,Hacettepe Üniversitesi Dr.İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesinde Çocuk hastalıkları ve Beslenme Tedavisi pratik çalışması,Sami Ulus Çocuk Hastanesinde Onkoloji, Alerji, Endokrinoloji ve Enfeksiyon servislerinde Çocuk Hastalıkları ve Beslenme Tedavisi alanında uygulamalı eğitimler almıştır.


Türk Standartları Enstitüsü (TSE) de Gıda analizleri ve Gıda riskleri Standartizasyonu Personel ve Sistem Belgelendirme Merkezi Başkanlığı HACCP,ISO,Kalite Yönetimi ve Sistem Belgelendirme konulasrında beslenme uzmanı olarak hem teorık hem pratık eğitimler almıştır. İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim sistemi (OHSAS) eğitiminide almıştır.


Fat & Slim Zayıflama Merkezinde Beslenme ve Diyet Danışmanlığıve uygulamaları konusunda eğitim almıştır.Nutra System Saglıklı Zayıflama Merkezinde beslenme uzmanı olarak uc yıl çalıştıktan sonra Clınıc a Plus Sağlık Hizmetleri merkezınde sorumlu dıyetısyen olarak çalışmıştır.


2010 yılında kendı merkezı olan beslenme danısmanlıgı ve egzersız kavramlarını bır arada içeren DBC Wellness'i Alsancakta hizmete sunmuş 2013 yılında merkezini taşıyarak yepyeni uygulamalarla beslenme ve dıyet danısmanlıgı yaşam koçluğu pilates grup be reformer trx bootybarre ve cok cesitlı personal traıner uygulamalarla Wellness Club olarak yenilemiştir.


2013 yılı ıtıbarıyle yapım ve sunuculuğunu üstlendiği Diyetisyenın Dünyası programı her carsamba yayınlanmaktadır.


Katıldığı Eğitim Kurs ve Sempozyumlar?.


Ege Üniversitesi Ve Dokuz Eylul Üniversitesi Diyabet Diyetisyenliği Eğitim Kursu (16 -18 kasım 2005).


V. Uluslar Arası Beslenme ve Diyetetik Kongresi (12- 15 Nisan 2006).


Obezıte Diyetisyenliği Kursu (12-16 Nisan 2006 ).


Naturın Group- Doğal Ürünler Eğitimi (4 Nisan 2009 ).


Sporda Beslenme Stratejıleri Sempozyumu (13-15 Kasım 2009).


Fiziksel Aktivite Beslenme Ve Sağlık Kongresi (20-23 Kasım 2009).


18. European Congress on Obesity ECO 2011 ( 25- 29 Mayıs 2011).


Değişimler Değişti mi Semineri (07 Nisan 2012).

Galerİ

www.burcincelikezer.com
  • images/gallery/1.jpg
  • images/gallery/2.jpg
  • images/gallery/3.jpg
  • images/gallery/4.jpg
  • images/gallery/5.jpg
  • images/gallery/6.jpg
  • images/gallery/7.jpg

Basın

www.burcincelikezer.com

Basında Burçİn Çelİkezer

TV PROGRAMLARI


Sağlıklı Yaşam


Doğru Makyajın Sırları


Et ve Süt Ürünleriyle Sağlıklı Beslenme


Hamilelik ve Doğum Süreci


En İyi Dostlarımız


Sağlıklı Beslenme


Sağlıklı Diyet


İlişkinin Altın Kuralları


Sağlıklı Beslenme ve Zayıflama


Düşünce Gücüyle Tedavi


Cilt Bakımı


Egzersiz ve Yaşam


Doğal Yaşam ve Nefes


Burun Tıkanıklıkları ve Sinüzit


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Çocuklarımız ve Diş Sağlığı


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Biomineraller- Fitovitaminler


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Keçiboynuzunun Faydaları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Antioksidan Etkili Nane


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Mucize Besin: Kefir


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Stres Çayı


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Papayanın Faydaları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Saç Bakımı İçin Özel Tarif


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Peynir Altı Suyu Mucizesi


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Uzun Ömrün Sırrı: Biberiye


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Zencefilin Faydaları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Mucize Tohum:Kinoa


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Kahvenin Yararları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Doğanın Altın Sırrı: Ruşeym


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Narın Faydaları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Çocuklarımız ve Ruh Sağlıkları


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Stil ve Yaşam


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Sosyal Medyanın Hayatımızdaki Yeri


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Aşk, İlişki ve Cinsellik


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Psikolojinin Hayatımızdaki Önemi


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Saç Sağlığı ve Bakım


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Moda ve Yaşam


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Hamilelik ve Yaşam


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Spor ve Yaşam


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı, Sağlıklı Beslenme


Ben Tv, Diyetisyenin Dünyası Programı,Regresyon ve Duygusal Farkındalık


Ben Tv,Diyetisyenin Dünyası Programı, Gıda İntolerasyonu


Ben Tv,Diyetisyenin Dünyası Programı, Sağlıklı Cildin Sırları


Ben Tv ,Diyetisyenin Dünyası Programı, Yaşam Koçluğu


Ben Tv ,Diyetisyenin Dünyası Programı, Zinde Yaşam ve Beslenme Destekleri


Ben Tv ,Diyetisyenin Dünyası Programı, Sağlıklı Beslenme ve Sağlıklı Yemekler...


Ben Tv ,Diyetisyenin Dünyası Programı, Wellness Nedir?


SkyTV Hanımeli Programı, Saglıklı Beslenme


SkyTV Hanımelı Programı, Obezite ve Yaklaşımlar


Yeniasır TV,Selülit ve Beslenme

SEMİNERLERİ


İzmir Eğitim Diş Hastanesi "Sağlıklı Beslen Aç Kalmandan İncel" Semineri


Özel Diamed polıklınığı Diyabet ve Diyet Eğitim semineri


Yaşar Üniversitesi Mete Babaoğlu Basketbol Kampı ‘Sporda Beslenme Alışkanlıkları' Egitim Semıneri


Küçük Mavi Anaokulu Abur mu Cubur mu? Semineri


Ege Üniversitesi ''Başarılı Diyetisyenin sırları’’ Söyleşisi

YAZILARI


Ben Haber,Egzersiz Gençliğin İksiri


Ben Haber,Mayıs Ayında Bahar Yorgunu Olmayın


Ben Haber,Çocuklara Özel Beslenme


Ben Haber,Seçim Döneminde Siyasiler İçin Beslenme Reçetesi


Ben Haber,Düşük Kalorili, Leziz ve Sağlıklı 14 ŞUBAT SOFRASI


Ben Haber,Doğru Beslenin Hasta Olmayın


Ben Haber,Yeni Yıl Menünüz Kilo Aldırmasın


Ben Haber,Saçlara Sağlık Cilde Işıltı


Ben Haber,Yaz Kilolarına Veda Edin


Ben Haber,Bunaltan Sıcaklara Beslenme Desteği


Ben Haber,Canlansın Metabolizmalar


Apelasyon Dergisi,Ot Deyip Geçmeyin


Ben Haber,Ramazan'a Özel Beslenme


Ben Haber,Zayıflamak İsteyenler İçin 10 Tüyo


Ben Haber,Ot Deyip Geçmeyin


Ben Haber, Mutfağın En Yeni Gözdeleri: Kinoa ve Karabuğday


Ben Haber, Kışın Kilo Almamak İçin Detoks Şart!


Ben Haber, Bitkilerle Gelen Sağlık


Ben Haber, Ye, İç, Nötrle


Ben Haber,Aç Olan Duygularımız mı?


Ben Haber, Hangi Soruna Hangi Gıda?


Ben Haber, Dikkat! Kilolar Bayram Yapmasın


Ben Haber, Yedikçe Güzelleştiren Besinler


Ben Haber, Güneşle Dost Besinler


Ben Haber,Kaçamaksız Diyet Olmaz


Ben Haber,İncelme Rehberi


Ben Haber,Çileğe Evet Muza Hayır


Ben Haber,Öldüren Diyetler


Ben Haber, Bahar Geldi Sıra 'Detoks'ta


Ben Haber, Alkali Beslenme Yaşam Tarzıdır


Ben Haber, İş Yerinde Sağlıklı Beslenme


Diyet Beyinde Başlar, (Hürriyet Gazetesi 9/7/06 )


Sıra Toksin Atmada,(Hürriyet Gazetesi 30/8/06)


Bayramda Beslenme,(HürriyetGazetesi 28/10/06)


Tatilde İkramlara Dikkat,(HürriyetGazetesi 30/12/06)


Bunaltan Sıcağa Yaz Limonatası,(HürriyetGazetesi 13/08/07)


Sağlıklı Oruç Önerisi,(Hürriyet Gazetesi 15/09/07)


Spordan Önce Su İçin,(HürriyetGazetesi 13/11/07)


Spor Ve Beslenme,(Diva Dergisi 11/07 Sayı 11)


Gebelik ve Beslenme ,(İRENBE Tüp Bebek Merkezi Özel Dergisi 12/2)


Kişiye Özel Zayıflama,(HürriyetGazetesi 13/11/07)


Selülitlerle Savaşa Sofranızdan Başlayın,(Hürriyet Gazetesi 13/11/07)


Pirinç Yerine Tam tahıllı Besinler,(Hürriyet Gazetesi 13/11/07)


Beslenme,(Sports & Yaşam dergisi 5/08 SAYI: 9 )


Sınava Doğru Beslenme,(Hürriyet Gazetesi 12/06/08)

Yazılar

Burçin Çelikezer'in Gözünden

Egzersiz Gençliğin İksiri

19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramımıza özel hazırladığımız bu sayımızda ben de köşemi SAĞLAM KAFA SAĞLAM VÜCUTTA BULUNUR atasözümüzden yola çıkarak, egzersiz konusuna ayırdım. Sizlere; neden egzersiz yapmalıyız? Nasıl egzersiz yapmalıyız? Egzersiz yaparken neler yemeliyiz? En yeni, en doğru bilgileri aktarıp doğru bildiğiniz yanlışları düzelteceğim.

EGZERSİZ NEDİR?

Fizik, aktivite ve iskelet kaslarının kasılması sonucunda üretilen, bazal düzeyin üzerinde enerji harcamayı gerektiren, bedensel hareketler bütünüdür. Bu sebeple belli bir alanda yapılan ve planlı bir şekilde tekrar eden her türlü vücut hareketini egzersiz kabul edebilirsiniz. O yüzden egzersiz, spor salonunda olur, antrenör olmadan olmaz diye sakın yanlış bir düşünceniz olmasın. Belirli sıklıkta, düzende ve sürede herhangi bir yerde veya alanda yapılan her hareket egzersizdir. Başlıca bu hareketleri direnç, aeorobik ve esneme olarak üç kategoride düşünülebilirsiniz.

EGZERSİZİN VÜCUDUMUZA FAYDALARI

Egzersizin kalori yakmak dışında vücuda sağladığı yüzlerce yararlı etki vardır. Gelin en önemli faydalarını sıralayalım.

- Egzersiz vücuda alınan oksijen oranını arttırır. Bu sayede akciğer ve kalbin fonksiyonlarını destekler, iş yükünü azaltır.

- Kalbin atım ritmini azaltır, durağan nabzı düşürür, kalp damar hastalıkları ve tansiyon hastalıklarına karşı koruyucu etkileri klinik olarak kanıtlanmıştır.

- Kötü huylu kolesterolü düşürür, iyi huylu kolesterolü yükseltir.

- Diyabet hastalığı gelişme riskini azaltır, insülin direncini tedavi eder, karın bölgesinde yağlanmayı azaltır.

- Kemik erimesini önler, kasları güçlendirdiği için ileri yaş eklem hasarları oluşma riskini azaltır.

- Kansere karşı koruyucudur, dolaşımı düzenler, varis gelişimini önler.

- Egzersiz, esnek olmamızı sağlar. Bu da kişinin hareket kabiliyetini arttırır. Kas ve sinir sistemi hastalıklarının gelişimini engeller.

- Egzersiz, vücut direncimizi arttırır virüsler ve mikroplara karşı immün sistemimizi güçlendirir.

- Diyet yapıyorsak, bunu egzersiz ile desteklememiz hem daha kolay, hem daha sağlıklı, hem de yağ dokumuzdan kilo vermemizi sağlayacaktır.

- Egzersizin en yaygın ruhsal faydalarından biri stresi azaltmaktır. Ayrıca depresyonu önler ve anksiyete sorunlarının tedavisinde ilaç kadar etkisi olduğu kanıtlamıştır.

- Vücudumuzda mutluluk hissini sağlayan önemli kimyasallardan dopamin ve nor epinefrin salgısı, kişinin öz saygısını, kendine inancını ve mutluluk hissini aynı anda arttırır.

- 25 ile 45 yaş arasında, beyindeki değerli kimyasalları artırıp, beyin sağlığını desteklemek ve dejenerasyonu önlemek için egzersiz çok önemlidir. Egzersizle vücuda verilen kimyasal ödül hafıza ve öğrenme için beynin önemli bir parçası olan hipotalamusu destekler.

UNUTMAYIN

Egzersiz kişiye göre değişebilen farklı amaçlarla yapılabilir. Kimi zayıflamak için, kimi kaslarını sıkılaştırmak için, kimi de sağlık için egzersiz yapabilir. Sebep ne olursa olsun egzersiz herkes için faydalıdır. Haftada üç dört kez yapılan kısa süreli egzersizler, sağlıklı bir yaşamın tüm kapılarını aralar. Kişinin yapacağı egzersizin yaşına, kondisyonuna ve sağlık şartlarına uygun olması gereklidir. Ailesinde kalp hastalığı hikayesi bulunan, sigara içen, kolesterol, tansiyon, şeker problemi olan, fazla kilo veya stresli bir yaşam tarzı bulunan bireyler bu sayılanlardan biri veya bir kaçına sahipse, hekim kontrolünden geçtikten sonra egzersize başlamalıdır.

EGZERSİZ VE BESLENME

Egzersiz yapanlar mutlaka günlük almaları gereken sıvı ihtiyacına 500 ml su ilave etmelidir.

Egzersiz yapmadan önce karbonhidrat içeren besin tüketip egzersiz sonrası ilk yarım saat içerisinde yağsız süt ürünü tüketmek, yağ yakımını arttırıp kas yapımını sağlayacaktır.

Egzersiz yapan kişiler günlük olarak kiloları başına en az 1 gram protein tüketmelidirler ve bu proteinin % 70’i hayvansal kaynaklı olmalıdır.

Günde bir şişe mineral su içmek, kas ağrılarını önler ve vücudun osmalar dengesini ayarlayarak kaybedilen iyonların yerine gelmesini sağlar.

Aç karnına egzersiz doğru değildir. En doğru egzersiz saati ana yemeklerden iki saat sonrası ara öğünden 45 dakika sonrasıdır.

SPORCU KAHVALTISI

1 yumurta ve 2 yumurta beyazı ile içine 2 kaşık yulaf ile omlet

1 çay bardağı çökelek içine keten tohumu ve çörekotu ve kekik ile

1 bardak yarım yağlı yağsız süt içine kahve kakule ve tarçın

EGZERSİZ SONRASI KAS YAPIMINA YARDIMCI ARA ÖĞÜNLER

1 bardak ayran kepekli grisini 1 çorba kaşığı kuru üzüm ile

1 bardak süt muz ve tarçın ile

3 kaşık yoğurt içine yulaf ve çilek ile

2 avuç yabanmersini 1 bardak kefir ile

Mayıs Ayında Bahar Yorgunu Olmayın

Bahar ayında güneşli sımsıcak bir günden yazıyorum sizlere. Parlayan güneşe, açan çiçeklere aldanıp bahar yorgunu olmamanız için sizi uyarmak istedim.

BAHARDA DEĞİŞEN METABOLİZMA

Bahar aylarının gelmesi ile birlikte değişen hava sıcaklığı ve atmosferik şartlar sebebiyle bedenlerimizde de bazı hormonal kimyasal değişimler yaşanmaya başlar. Bu değişimin karsısında zindeliğimizde azalma, immün sistemimizde baskılanma, alerji ataklarının oluşması, hormonal değişime bağlı ruhsal dalgalanmalar, regli periyodlarında gecikme, bağırsak düzeni bozuklukları, dolaşım sisteminde akış sorunlarına bağlı ödemler, bacaklarda şişkinlik algısal ve konsantrasyonel problemlerle karşılaşırız. Bu hislerin bir ya da birkaçına bahar yorgunluğu diyoruz.

BAHAR YORGUNLUĞUNDAN DOĞRU BESLENEREK KURTULUN

Her yıl bahar ayları başlarken sabahları aç karnına ZENCEFİL, KARABİBER, KARANFİL, LİMON SUYU karışımı yapıp sabahları içmeye özen gösterin.

Bu dönemde vücudun ANTİOKSİDANLARA olan ihtiyacı artar. Meyve ve sebze sularını karıştırıp içmekte fayda var. HAVUÇ, ELMA, SALATALIK, MAYDANOZ, ZENCEFİLDEN OLUŞAN BIR BARDAK MIX karışım sizi zinde kılmaya yetecektir.

Bu aylarda akşam yemeklerinden sonra bedeninizi asitlendirip yoracak olan karbonhidrat tüketiminden uzak durmaya çalışın. En güzel ara öğün probiyotik yoğurt veya kefir olacaktır.

Bitki çayları daha da önem kazanır bu ayda. İmmün sistemini desteklemek için kuşburnu yeşil çay ısırgan yaprağı çayını içmeyi ihmal etmeyin. Regli düzeninde aksama olmaması içinde civanperçemi ve adaçayını tavsiye ederim.

Halsizlik, uykuya meyil gibi hislerinizde artış olabilecek olan bu günler de her gün bir mineral suyu içine limon dilimi ve hatta nane yaprakları katarak içebilirsiniz.

Bu günlerde kilo alma eğilimi gözlenebilir. Beslenmenizde protein kaynaklı beslenmeye çalışın. Kahvaltılarda yumurta, ara öğünlerde süt ve ürünleri mutlaka beslenmenizin vazgeçilmezi olsun.

Vitamin alımını arttırmamız gereken bu dönemde gıda takviyesi almak yerine ekşi mayalı tam buğday ya da tam tane çavdar ekmeği, günde en az iki porsiyon sebze yemeği, her öğüne yeşillik salatalara sos olarak sirke, ara öğünlerde kavrulmamış kuruyemiş yemeyi tercih etmelisiniz.

Tabii iyi uyumak da bir o kadar önemli... Bahar yorgunluğunu atlatmak için en az yedi saat uyku şart. Uyku hormonumuz da bahar sezonundan etkilenebileceği için, akşamlara melisa ve papatya çaylarından birini şiddetle tavsiye ederim.

Günde iki litre su içmek ama suyu alkali tercih etmek bu dönemde yapabileceğiniz en iyi dolaşım düzenleyiciniz olacaktır. Alkali suyu dilerseniz limon maydanozla dilerseniz 1 litre suya 1 çay kaşığı karbonat ilave ederek de yapabilirsiniz.

Bağırsak düzeninizde sorunların da keyfinizi kaçırabileceği bu dönemde probiyotik yoğurt ve hurma ilave ettiğiniz peynir ekmekli geleneksel Türk kahvaltısını sabah mümkün olduğunca erken yapmanızı öneririm.

Bu dönemde kahve tüketiminizi de iki fincanla sınırlayın ki omsalar dengeniz de sorunlarla karşılaşmayın.

Ve dışarıda gün aşırı bir saatlik yürüyüşler yapmanızın da tam zamanı... Artan dopmin ve endorfin salgıları bahar yorgunluğunun tüm etkilerini ortadan kaldıracaktır.

Çocuklara Özel Beslenme

Merhaba sevgili okurlarımız;

Bu sayıda köşemi 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla sevgili çocuklarımıza ayırdım. Onların yaş gelişim grafiklerine göre hem sağlıklı, hem daha başarılı olmalarını sağlamak için beslenmelerinin ne kadar önemli olduğunu, hem onlara hem de siz ebeveynlere hatırlatmak istedim.

ÇOCUK BESLENMESİNDE BEŞ TEMEL DOĞRU KAVRAM AŞILANMALI

1) Yeterli ve dengeli öğün sayısı ve düzeni

2) Süt ve ürünlerinin doğru zamanda ve miktarda tüketilmesi

3) Omega 3; B12; Zn gibi vitamin ve minerallerin takviye edilmesi

4) Hayvansal besin, karbonhidrat içeren gıda ve sebze zincirinin doğru yerleştirilmesi

5) Fast food, şarküteri, market ürünleri, sanayi tipi gıda ve abur-cubur eğilimden uzaklaştırmak

YETERLİ VE DENGELİ ÖĞÜN

Miktar ve besin içeriği olarak çocuğumuzun gelişimi için gerekli olan tüm besin guruplarının gün içinde belirli zaman diliminde, doğru denge ve örüntü ile ağızdan alınmasıdır. Çocuk gelişiminde en az 4, maksimum 6 saat spor yapan çocuklarımız için ise maksimum 7-8 öğün gün içinde belirlenmelidir. Her öğünde karbonhidrat, protein, sebze ve süt grubu besinden oluşan tabak SAĞLIKLI DÖRTLEMESİ yapılmalıdır.

SÜT VE ÜRÜNLERİ

Sağlıksız olduklarına dair duyduğunuz bütün bilgileri kirlilik kabul edip kenara bırakın. Çocuk beslenmesinde inek veya keçi sütü ürünlerinin, yoğurt, peynir, ayran, kefir ve bitki sütü olan yulaf, badem gibi sütlerin ve türevlerinin hem de her öğün mutlaka tüketilmesi gerekir.

Süt veya ürünlerinin yatmadan iki saat önce tüketilmesi kalsiyum emiliminin artışını destekleyip, uykuda salgılanan growth hormonu ile muhteşem uyumu en doğru, sağlıklı kemiklere ve güzel sağlıklı dişlere sahip olmalarını sağlar. Tolerasyon sorunu olanlar laktozsuz ürünleri ve bitki sütlerini tercih edebilirler. Ayrıca sadece kalsiyum olarak düşünmeyin, süt ve ürünleri yoğun oranda fosfor, A, ve D vitamini B1, B2 ve B6, magnezyum ve çinko içerir.

OMEGA 3-B12- ÇİNKO

Bu üçlü element hem sağlıklı gelişim, hem zeka gelişimi, fonksiyonel, bilişsel zeka yetenekleri, hafıza için çok önemlidir. Sağlıklı ve ideal kiloda bir vücut yapısı, kas ve kemik sağlığı, boy uzaması, sağlıklı organ gelişimi, gözün görme yetenekleri açısından son derece önemlidir. Bu sebeple beslenmelerinde kırmızı et, özellikle kuzu eti ve karaciğer, yumurta, özellikle bıldırcın yumurtası, balık, özellikle palamut, somon, sardalye, kurubaklagiller, özellikle mercimek, kuruyemişler özelikle ceviz, antep içi ve sebze özellikle ıspanak, karnabahar ve lahana mutlaka bulunmalı.

BESİN GRUBU DENGELEME

Çocuk beslenmesinde muhakkak karbonhidrat, protein, sebze dengesi doğru kurulmalıdır. Bir tabağI dörde eşit parçaya böldüğümüzde sağlıklı bir çocuk beslenmesi içeren tabakta 1/4 kısmında karbonhidrat olmalıdır. Mesela tahıl çorbası veya bulgur pilavı veya makarna veya tam buğday ekmeği gibi. 1/4 kısmında sebze ve türevi olmalıdır. Sebze yemeği veya haşlanmış sebze, fırın sebze, köz ve ızgara sebze gibi. 2/4 kısmında protein olmalıdır. Köfte, et, balık, tavuk, yumurta, peynir, yoğurt gibi.

ABUR CUBURA HAYIR

İşte bu kural artık belki ilk sıraya yazmamız gereken bir kural. Çocukluk çağı obezitesinin ve gelişme geriliğinin en temel sebebi bu gıda grubudur. İlerleyen yaşlarda görülen pek çok hastalığın, başta kanser çeşitleri ve diabet olmak üzere temel sebebidir. Tüm bu fast-food ve market tipi tüketim maddeleri dediğimiz gruptan çocuklarımızı uzak tutmamız, onları bilinçlendirmemiz, hem ailevi sorumluluğumuz hem devlet odaklı politikamız olmalı. İçlerinde hücre yapısını bozan, insülin direncini tetikleyen, kansere davetiye çıkaran, çocuklarımızı birebir bağımlı haline getiren pek çok madde ihtiva ediyorlar.

Peki diyelim ki tatlı seven çocuğunuza hurma yedirmeyi ya da kuru meyvelerden yapılmış susam içeren marmelat yapıp vermeyi veya tarçınlı şekersiz komposto veya bal vermeyi denediniz mi? Ya da hamburger diye ağlayan çocuğa sebze burger yapıp vermeyi denediniz mi?

Kızarmış patates için sorun yaşadığınız çocuğunuz fırında baharatlı patates veya haşlanmış patatesten yapılmış salata denedi mi? Mayonez çılgınına süzme yoğurt, limonsuyu, zeytinyağı karıştırıp, mikserle çırpıp bir sos hazırlayın bakalım ne diyecek? Çikolata yerine balla yoğrulup yuvarlanmış, sonra da dolapta soğutulmuş keçiboynuzu tozundan topları vermeyi denemeye ne dersiniz? MUTLAKA HEPSİNİ DENEYİN.

ANNELERE SEBZE BURGER TARİFİ

1 yumurta

1 rende kabak

1 rende soğan

İçine ince kıyım dereotu, maydanoz

1 dilim tam buğday ekmeği rendesi

1 kaşık zeytinyağı

1 çay kaşığı kaya tuzu

Bolca köfte baharatları

Hepsini köfte kıvamına gelene kadar yoğurun, anne köftesi yapar gibi yuvarlayıp oval kıvam verin.

Önceden ısıtılmış fırında yağlı kâğıt üzerinde pişirin. Afiyet olsun.

Seçim Döneminde Siyasiler İçin Beslenme Reçetesi

Merhaba sevgili Ben HABER gazetesi okuyucuları. Bu sayıda bana ayrılan köşemi sevgili siyasetçilerimiz için ayırdım.

Hepimiz biliyoruz ki ülkemiz seçim yoluna girdi. Bu seçimler demokratik bir siyasal düzenin en önemli araçlarından birisidir. Seçimlerin hazırlık süreci ve seçim sürecinde halkla yapılan buluşmalar, siyasetçilerle seçmenleri bir araya getiren, aralarında doğru ve güzel iletişim kurmayı sağlayan, en doğru etkileşimle de seçmenin ilgili partiyi ya da adayı seçmesini sağlayan son derece önemli bir süreç.

Şimdi düşündüm de acaba siyasetçilerimiz bu zorlu ve yorucu ama bir o kadar ülkemizin kaderini belirleyecek seçim hazırlık yolunda iletişim ve hitap becerilerini geliştirecek, zihinsel ve bedensel performanslarını maksimuma taşıyabilecek, doğru ve sağlıklı bir beslenme yolu izleyebilecekler mi?


Acaba sevgili siyasetçilerimiz bu zorlu seçim hazırlık sürecinde yapacakları doğru beslenme modelini seçerek ve doğru besin maddelerini tüketerek çok daha performanslı faaliyet gösterebileceklerini, bunun yanı sıra hastalanma olasılıklarını azaltacaklarını, hem daha zinde hem daha enerjik ve pozitif olabileceklerini biliyorlar mı?

Seçim maratonu sürecinde siyasetçilerimizin beyin sağlıklarının, sağlıklı hızlı ve üretken çalışan bir beyin yapısının önemini vurgulamak ve doğru besinlerle bu konuda size destek vermek, beslenme ve diyet uzmanı olarak görevimiz diye düşünüyorum.

SİYASETÇİLERİMİZE DİYETİSYEN ÖNERİSİ

Beynimiz yiyeceklerle gelen enerjinin yüzde 20’sini kullanır... Doğru besin seçimleri, beyin fonksiyonlarımızın hızlanması ve güçlenmesine destek olacaktır. Beynin daha iyi beslenmesi, kanlanması ve oraya taşınan oksijenin artması, besin maddeleri ile doğru orantılıdır. İşte size öneriler.

BEYİN FONKSİYONLARINI DESTEKLEYEN-STRESİ AZALTAN-DİKKAT VE ALGIYI ARTTIRAN BESİNLER:

Ceviz

Fındık

Avokado

Limon

Lahana

Karides

Somon ve her türlü balık

Zencefil

Kimyon

Yeşil çay

Ginseng çayı

Propolis

Acı biber

Muz

Hafızamızın gücü hitap yeteneğimizi arttırır, pratik zekamızı destekler, duygusal zekamızı efektif kullanmamızı sağlar. Çözüm ve cevap yeteneklerimizi geliştirir. Bu da siyasetçilerimizin uzun soluklu seçim yollarında mücadele verecekleri arenada başarılarını arttıracaktır. İşte size öneriler.

ENERJİ VEREN, HAFIZAYI GÜÇLENDİREN, BİLİŞSEL VE FONKSİYONEL ZEKAYI ARTTIRAN BESİNLER:

Ceviz

Havuç

Yulaf

Mercimek

Yumurta

Balık

Somon

Muz

Diğer Meyveler (yeşil elma, ananas, portakal, kivi, mevsiminde çilek)

Kahve

Yeşil çay

Kuşburnu

Mineral su

KAN ŞEKERİNİ DENGE VE DÜZENDE TUTAN PRATİK ARA ÖĞÜN ALTERNATİFLERİ:

Kuru meyveler

Taze sıkılmış meyve suyu

Havuç

Fındık, badem, ceviz, kavrulmamış kaju, antep fıstığı içi

Süt -süte kahveler

Ayran

Yoğurt

Probiotik yoğurtlar

Meyveli yoğurtlar

Yulaf sütü

Badem sütü

Kefir

Galeta grisini

Leblebi

Müsli, yulaf karışımları veya tahıl barları

Mini tost veya sandviçler

20-30 g bitter çikolata

Keçiboynuzu tozu

ÖNERİLER:

Siyasetçilerimiz kendilerini ihmal etmeyip besin çeşitliliklerini sağlamalıdır.

Kahvaltı mutlaka edilmeli, öğün atlanmamalı, en az üç ana öğün ve bir ara öğün yapılmalıdır.

Öğle veya akşam yemekleri yenilmeyecek ve atlanmak zorunda kalınacak ise 2 saatte bir ara öğün yapılması doğru olacaktır.

Bu dönemde ideal vücut ağırlığı korunmalıdır. Kilo almak veya vermek olumsuz etkiler yaratacaktır.

Şeker, tatlı kafein tüketimi azaltılmalıdır.

Hamur işi, yağda kızartma, kavurmalar tüketilmemelidir.

Posa alımı artırılmalı, sebze ve meyve yemeye özen gösterilmelidir.

Az yağlı, az kolesterollü, az tuzlu besinler tüketilmelidir

Yüksek kalsiyumlu besinler sıklıkla tercih edilmelidir.

Sıvı tüketimine özen gösterilmeli, en az 2-2,5 litre su içilmelidir.

Düşük Kalorili, Leziz ve Sağlıklı 14 ŞUBAT SOFRASI

Sevgililer Gününüz kutlu olsun tüm Ben HABER okuyucuları… Kalbinde aşk olan, aşkını yaşayan ya da gönülden aşk yaşamak isteyen herkese 14 Şubat’ın bu harika enerjisi mutluluk getirsin.

Bu köşemde dedim ki bazı sevgililer dışarıda olmak veya tatile gitmek istemeyecek, belki de evde kendileri sevgilisine yemek yapmak isteyecek. Ona iki kişilik mum ışığı altında ve doğal çiçeklerle süslenmiş masa hazırlamak isteyecektir. O yüzden Sevgililer Gününüze özel bir menü planlamak istedim.

14 ŞUBAT MENÜMÜZ

BAŞLANGIÇ 1 KADEH ANANASLI AŞK İKSİRİ (80 KALORİ)

ARA SICAK SEBZE BURGER (55 KALORİ)

AFRODİZYAK SALATA (110 KALORİ)

ANA YEMEK ISPANAK YATAĞINDA SOMON IZGARA (270 KALORİ)

AŞKIM VE BEN TATLISI (105 KALORİ)

AŞK İKSİRİ TARİFİ

Bu soğuk kış gününde sıcak içecekle romantik bir başlangıç yapmaya ne dersiniz? Bütün salonunuz da hoş bir aroma kokusuyla dolacak.

250 ml kaynar suda,

1 paket elma tarçın çayını 6 dakika demliyorsunuz,

İçine 2 dilim ananas,

1 dilim limon,

3-4 nane yaprağı koyup smothieden geçiriyorsunuz

1 kadehe alıp sevgilinizle yemekten önce içiyorsunuz.

SEBZE BURGER TARİFİ

1 tane kabağı rendeliyorsunuz,

1 yumurta ekliyorsunuz,

1 dilim kepek ekmeği rendeliyorsunuz,

İçine ince kıyım dereotu,

1 soğan rendesi,

Karabiber-tuz birer çay kaşığı,

1 çorba kaşığı zeytinyağı ile

Hepsini yoğurup köfte şeklinde yuvarlayıp,

Fırında yağlı kâğıt üzerinde pişiriyorsunuz.

AFRODİZYAK SALATA

Böyle güzel bir aşk gecesine en iyi gidebilecek salata. Tadı da muazzam lezizdir mutlaka yapın.

1 demet roka,

En yumuşak bir tane avokado ince ince yatay dilimlenecek,

1 çay bardağı nar tanesi,

Üzerine ince yatay dilimli parmesan peyniri,

Balsemik sos ile…

ISPANAK YATAĞINDA SOMON

1 bağ ıspanak ince ince julyen doğrayın,

İçine ince ince dilimlenmiş mantar,

1 mor soğan,

Hardal tohumu,

2 kaşık sirke,

1 kasık zeytinyağı, karabiber ve tuzla,

Wog tavada soteleyin.

Servis tabağına alın üzerine 200 gram somon kapari ve bir dilim limonla servis edin.

AŞKIM VE BEN TATLISI

3 kaşık kinoa,

600 ml light süt,

1 adet yumurta,

3 çorba kaşığı bitter kakao,

1 çorba kaşığı tatlandırıcı,

2 kaşık mısır nişastası,

½ çay bardağı kıyılmış badem,

Taze nane yaprakları,

1 paket vanilya,

½ diyabetik çikolata,

Hepsini muhallebi kıvamına gelene kadar çevirerek pişirin.

Tek kişilik kek kalıplarına koyun dolapta soğutun.

Üzerine sevgilinizin sevdiği meyveden dilimleyip kakao ve hindistan cevizi ekin.

Afiyet olsun bu menüyle her şey yolunda gidecek. Hepinize aşk, sevgi dolu mutluluk kahkahaları ile süslü bir akşam diliyorum.

Sevgililer Gününüz kutlu olsun...

Doğru Beslenin Hasta Olmayın

Sevgili ben haber okuyucuları hepinize mutlu sağlıklı bir yıl, hayallerin gerçek olduğu bir 2015 dilerim.

Şu soğuk kış günlerini bu kadar şiddetli yaşamayalı çok olmuştu. İzmirliyiz alışkın değiliz, eksi haneli hava durumu dereceleri bile gördük. İnanılmazdı. Hayat devam ediyor. Sağlıklı kalmalı, direncimizi düşürmemeliyiz. Bu havalarda hasta olmamamız, ne kadar iyi giyindiğimiz ve ne kadar iyi ve doğru beslendiğimizle alakalı.

KIŞI HASTA OLMADAN GEÇİRMEK İÇİN 10 TÜYO

Geceden bir bardak sıcak suya 1 KARANFİL, 1 dilim LİMON, bir tane de KARABİBER atın, sabaha kadar bekletin, sabah uyanır uyanmaz HER GÜN suyunu için.

Her sabah kahvaltınıza TERE, MAYDANOZ VE DEREOTU eşlik etmeye başlasın.

2 çay kaşığı ÇÖREKOTUNU peynirinize karıştırın veya 1 tatlı kaşığı çörekotu yağını tercih edebilirsiniz.

Salatalarınıza tiroid hastası değilseniz BEYAZ veya MOR TURP mutlaka rendeleyin içine ZEYTİNYAĞI, MAYDONOZ ve SİRKE ile her öğün yemelerinizde salata olarak ekleyin.

KARABİBER, KIRMIZIBİBER, KEKİK, ZERDEÇAL, KİMYON ve BİBERİYEDEN kendinize baharat karışımı hazırlayın. Ekebildiğiniz her besine ilave edin. Kızarmış ekmeğinizin üstüne haşlanmış yumurtanıza veya salatalarınıza veya çorbalarınıza, yoğurdun içine, aklınıza gelen her yakışan öğününüze eşlik etsin.

Ara öğünlerinizden birine illaki 1 bardak KEFİR eşlik etsin. En güzel immün sistem destekleyicisi.

KEMİK İLİĞİ suyunu çıkarıp bir süre yemeklerinize ve çorbalarınıza bu suyu ekleyip pişirin. Benim tarifim danışanlarıma şöyle oluyor; Kemik iliklerinin üzerini örtecek kadar su ekleyin, 5 çorba kaşığı elma sirkesi ve bir ayvanın kabuğu ile kaynatın. Çıkan karışıma biraz tuz, karabiber ve limon ekleyip içebilirsiniz.

Gelelim C vitamini desteklerine… Portakal, kivi, limon, yeşil elma, mutlaka yemelisiniz veya bunların içine havuç, kereviz ve pancar ekleyip, seveceğiniz meyve suları da hazırlayabilirsiniz.

Bitki çaylarından C vitaminli KUŞBURNU ve HİBİSKÜS, immün sistem güçlendirici EKİNEZYA ve ISIRGAN YAPRAĞI, bakteri çoğalmasını engelleyici ADAÇAYI, IHLAMUR, TARÇIN, KARANFİL ve detoks etkili KEKİK ve BİBERİYE çayları başınızın ucundan eksik olmasın. Limonlu içebilirsiniz ama şeker asla.

Ve mutlaka dinlenin. Stres ve yorgunluk neredeyse tüm hastalıklara davetiye çıkarır.

BAĞIŞIKLIK GÜÇLENDİRİCİ ÇAY

1 çay kaşığı zencefil tozunu limon suyuyla jel kıvamına gelene kadar karıştırın.

İçine 1 çay kaşığı toz tarçın,

½ çay kaşığı toz karabiber ilave edin iyice karıştırın.

1 bardak kaynar su ekleyin.

İçine 1 tutam ısırgan yaprağı ve ıhlamur çiçeği ekleyip ılımaya bırakın.

5 dakika sonra MUCİZE ŞİFA ÇAYINIZ hazır olmuş olacak.

AFİYET OLSUN, SAĞLIKLA KALIN...

Yeni Yıl Menünüz Kilo Aldırmasın

Sevgili okuyucular yepyeni bir yıl başlamak üzere. Hepinize önce sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyorum.

Sağlıklı olmak ruhen, bedenen ve sosyal yönden iyi olma halidir ve aslına bakarsanız iki temel bileşimi vardır: DOĞRU BESLENME ve EGZERSİZ. Bu yıl kendinize bir iyilik yapın ve mutlaka kişiye özel olarak nasıl yeterli ve dengeli besleneceğinizi, nasıl ve ne sıklıkla hangi egzersizi yapacağınızı öğrenin ve yaşam tarzı haline gelmesi için tutumunuzda yeterince ısrarlı olun. Ben bu yıl da sizlere en doğru, en sağlıklı, en güvenilir, en bilimsel besleme bilgilerini bana ayrılan köşemden anlatmaya devam edip, yaşam şeklinizde değişim yaratmaya çalışacağım.

Tam 1 yılı geride bıraktık. Eminim hepimiz yılbaşını, getirdiği yeni umutları, hayalleri, o geceyi sevdiklerimizle geçirmeyi çok seviyoruz. Tabii ki güzel zaman geçirmek, mutlu ve keyifli olmak deyince de pek çoğumuzun aklına mükellef sofralar, ikramlıklar, tatlılar, belki de alkol geliyor ve maalesef aşırı da tüketmesek olmuyor değil mi? Şimdi gelelim yeni yıl programımızı nasıl sağlıklı ve kilo aldırmayan bir hale dönüştürebileceğimize… İşte tüyolar...

31/12/2014 GÜNÜ

O gün sabah kahvaltımızdan önce limonlu karanfilli su içmeyi atlamıyoruz.

Kahvaltıda koyu yeşillerden bir tabak hazırlıyoruz. Dereotu, maydanoz, yanında kırmızıbiber, cherry domates, üzerine kekik ve biberiye, yanında 2 kaşık yağsız lor peyniri, üzeri çörekotlu ve haşlanmış yumurtanız, bir fincan da beyaz veya yeşil çayınız.

O gün ara öğünlerimizi ve meyve haklarımızı atlıyoruz, hiç bir öğünümüzde ekmek ve muadili besin tüketmiyoruz.

Öğle yemeğimizde sınırsız haşlama sebzeyi yanında bir kase yoğurtla tüketiyoruz.

Arada akşam yemeğimize kadar olan ikindi bölümünde ayran veya tamamen sütten yapılmış kahve içiyoruz. Sevenler yoğurt yiyebilir veya kefir de içebilir.

Sabahtan bu programa birebir uymak koşuluyla yeni yıl akşamı istediğimizi yeme hakkına sahip olduk bile… İstediğiniz ana yemeği, yanında biraz meze eşliğinde, limitsiz salatanız ve ot sebze haşlamalarınızla, ölçülü ikramlıklarla beraber, üç dubleye kadar sevdiğiniz alkol çeşidiyle, belki biraz tatlı veya çerezle, gecenizi doyasıya yasabilirsiniz. Ertesi gün detoks çorbası içmek şartıyla. İyi yıllar...

DENGELEYEN DETOKS ÇORBA

1 litre suya

3 yaprak lahana

1/2 kereviz koku bir tane sap ve yaprağı

1 pırasa

5-6 parça brokoli

1/4 demet maydanoz

1 çorba kaşığı zeytinyağı

1 çay kaşığı tuz ile Pişirin

Blendırdan geçirin

Bu zayıflatan özel çorbayı üzerine bol limon veya sirke kuru kekik veya kırmızı biber ve yanında salatayla sınırsız içiniz.

Saçlara Sağlık Cilde Işıltı

Sevgili okurlar merhaba;

Hepimiz artık uzun yaşamın ilk şartının sağlıklı beslenmeden geçtiğini biliyoruz. Yaşamın bir parçası olarak yaşlanmak kaçınılmaz olsa da bu sürecin hızını yavaşlatmak, etkilerini azaltmak, daha genç bir cilde sahip olmak, kısaca yaşlanmaya meydan okumak, ne kadar sağlıklı beslendiğimizle birebir ilişkili.

Bilimsel çalışmalar bizlere, tükettiğimiz DOĞAL, KATKISIZ, TAZE ve DOĞRU besinlerin içeriden dışarıya yaşlanma sürecini frenlediğini, daha genç ve güzel görünmenin sırrı olduğunu kanıtladı. Gelin daha genç ve sağlıklı kalabilmek için beslenmenizde nelere özen göstermeniz gerektiğine şöyle bir bakalım.

Yaşınız ilerlediği halde HEM GENÇ HEM GÜZEL görünmek istiyorsanız, önceliğiniz cildiniz ve saçlarınız olmalı. Onlara dışarıdan yapacağınız her türlü dokunuş ve kozmetik destekten daha önemlisi içeriden YETERLİ VE DENGELİ BESLEMEKTİR.

SAÇ VE CİLTTE EN ÜST SEVİYEDE BAKIM için önceliğiniz antioksidanlardan ve C vitamininden zengin sebze ve meyvelere ağırlık vermek olmalı. Tüketilen yeşil lifli bitkiler, sarı, turuncu, mor renkli meyveler, daha sağlıklı, güçlü ve ışıltılı cilt ve saç için temel ihtiyaçtır.

Esansiyel yağ asitlerinden zengin kuruyemişler, zeytinyağı, balık ve yumurta saçların dökülmesi ve kırılmasını engellerken cilde sağlamlık verip kırışık oluşumunu geciktirecektir.

Bitkisel desteklerden yeşil çay ve ıhlamur, tohumlardan ısırgan otu ve çörekotu tüm serbest radikal hasarlarına ve stresin vereceği zararlara karşı hem saçlarınızı hem de cildinizi koruyacaktır. Ayrıca en önemli destekçimiz su asla unutulmamalı.

SAĞLIKLI SAÇLAR, IŞILTILI CİLT İÇİN SAKINMANIZ GEREKENLER

Tüm abur cubur ve sanayi tipi paketli ürünler

Şeker

Aşırı sofra tuzu

Alkol

Sigara

Stres

Hareketsiz egzersiz yaşam

Uykusuz kalmak

SAĞLIKLI SAÇLAR, IŞILTILI CİLT İÇİN BAŞLICA BESİNLER

Alkali su

Sirke

Avokado

Üzüm

Badem, ceviz

Somon, sardalye

Yumurta

Arpa, karabuğday

Zeytinyağı

Yeşil çay, ısırgan yaprağı çayı

Sarımsak

CİLT İÇİN SİRKE TONİĞİ

1 SU BARDAĞI BEŞ DAKİKA DEMLENMİŞ IHLAMUR ÇAYI İÇİNE 4 ÇORBA KAŞIĞI SİRKE

1 TATLI KAŞIĞI ÇÖREKOTU YAĞINI KARIŞTIRIN BUZ KALIBINDA DONDURUN

HER SABAH BİR TANE BUZ KÜBÜNÜ TÜM YÜZÜNÜZE ERİYENE KADAR UYGULAYIN. CİLDİNİZ SAĞLIK VE IŞILTIYI ANINDA KAZANACAKTIR.

Yaz Kilolarına Veda Edin

Sevgili Ben Haber okuyucularımız hepinize sonbahar güzelliğinde bir merhaba.

Sıcak, deniz, güneş keyfi ile dop dolu yaz aylarını geride bıraktık. Pek çoğumuz yaza özel forma girme, kilo verme çabaları sarfettik. Bir kısmımız başarılı olduk, pek çoğumuz yaz boyunca kilo almamayı hedefledik ama tüm bunlara rağmen pek coğumuz da bu konuda başarılı olamadık.

Yememeliyim, tamam bugün yedim yarın dengeleyeceğim, yok bu hafta geçsin, tatilim bitsin, pazartesi bir gelsin, şu olsun, bu olsun derken belki de verdiğimiz sözleri unutmuş, irademizi kaybetmiş ve tüm kontrolü elden kaçırmış olduk. Sonuç; alınmış kilolar, tartıda yükselmiş rakam, asılmış suratlar oldu.

Şimdi üzülmek, pişman ve karamsar olmak yok. Hemen tüm kararlılığımızı devreye sokmalı, emin ve kesin adımlarla yazın aldığımız kiloları vermeye başlamalıyız. Üstelik tam zamanı. Çünkü Kurban Bayramı tatilini de geride bıraktık. Ekim ayıyla başlayıp Mayıs ayı sonuna kadar olan süreç kilo vermenin altın dönemidir. Mutlaka yararlanın.

ATILACAK İLK TEMEL ADIMLAR

Bugün itibariyle uyanınca her sabah bir bardak ılık suya 2 tatlı kaşığı nar veya elma sirkesi ekleyip içmeye başlıyoruz.

Günde 2 -2,5 litre su içmeye özen gösteriyoruz.

Aşırı çay, kahve, gazlı içecek tüketmeyip, günde bir şişe maden suyu içmeyi de ihmal etmiyoruz.

Günde minimum 4, maksimum 6 öğün düzenli beslenmeye başlıyoruz.

Kahvaltıyı en geç 09.00’a kadar yapmış bitirmiş oluyoruz, ne kadar erken o kadar iyi.

Akşam yemekleri mutlaka 19.00’a kadar bitmiş olmalı ve yemekten sonra meyve yasağı var, hepimiz unutmadan özenle uyguluyoruz.

Yeşilçay veya beyaz çay, ıhlamur, kuşburnu, tarçın, zencefil çaylarını tüketmeye başlıyoruz.

Kekik, biberiye, zerdaçal kullanmaya başlıyoruz; salatadan, kızarmış ekmeğimize, peynirimizin üzerine, çorbaya, ekebildiğimiz her yere kullanmaya başlıyoruz.

Bir süre tatlı, pasta, çikolata, kek, kurabiye, abur cubur hepsine ara veriyoruz. Onun yerine badem ve cevizi tüketiyoruz.

Peyniri, süt ve ürünlerini yarım yağlı olarak kullanıp light ürünlerden uzak duruyoruz.

Haftada en az 3 defa 45-60 dakikalık yürüyüşlere başlıyoruz.

UZAK DURMAMIZ GEREKEN BESİNLER

Aromalı kahveler

Beyaz un, makarna, pilav

Çikolata

Dondurma

Kraker, kek, kurabiye, pasta, börek, çörek

Her türlü gazlı içecek, gazoz, kola, soğuk çay

Kremşanti, hazır soslar

Krep

Hazır meyve suyu

Reçel

Seker, şurup, şekerleme

Waffle

Turta

Mısır gevreği

Kızarmış patates - kızarmış her şey

Cips, kavrulmuş çerezler

Patlamış mısır

Salam, sucuk, sosis

Fast food ve paketli her türlü ürün

HAFTADA 2 KİLO VERDİREN YAZ SONRASI DİYETİ

Kahvaltı: 3 çorba kaşığı yağsız lor veya çökelek

İçine bol maydanoz, çörek otu, kuru kekik, biber ve limon

Yanında limitsiz domates, biber, salatalık

3 ceviziçi

1 fincan beyaz çay

2 dilim ananas

Öğle: Doyana kadar sebze yemeği Yanında bir kase cacık Sınırsız yeşillikler söğüş veya salata, limon veya sirkeli

Ara: 1 kutu meyveli probiotic yoğurt

Akşam: 2 yumurtalı, acı biberli soğan ve sarmısaklı menemen veya 200 gram somon ızgara veya 350 gram ızgara balık

1 tatlı kaşığı zeytinyağlı sirkeli salata

1 dilim çavdar ekmeği

Ara: Bol tarçınlı 1 bardak süt

Bunaltan Sıcaklara Beslenme Desteği

Beslenme karın doyurmak değil; anne karnında başlayan yaşamın sonuna kadar devam eden metabolik faaliyetlerin devamlılığı, sağlıklı ve canlı kalabilmenin yegane şartı olan bir olgudur. Pek çoğumuz da yaşamımızın neredeyse sağlık adı altındaki her faaliyetinin başrol oyuncusu bu olguya gereken kıymet ve özeni göstermeyiz.

Beslenme şeklimizin ve düzenimizin zaman zaman çok daha dikkatle değerlendirilmesi gereken özel dönemleri vardır. İşte bu dönemlerden birisi de sıcakların yoğun ve bunaltıcı bir şekilde kendini gösterdiği, sağlığımız üzerine olumsuz etkilerinin netleştiği yaz aylarıdır. Bu aylarda beslenme stilimizde bazı değişikliklere gitmeli, yerinde ve zamanında doğru besin seçiminde bulunmalıyız. Eğer bu aylarda doğru ve sağlık odaklı bir beslenme programı uygulamazsak pek çok hastalıkla karşılaşma olasılığımız var demektir.


Özellikle yaşlılar, kronik hastalıkları olanlar, işi gereği gün boyu güneşin altında çalışmak zorunda kalanlar ve çocuklar aşırı yaz sıcaklarının tetikleyebileceği hastalıklara karşı çok daha dikkatli olmalı ve tedbir almalılar. Yaz aylarında beslenmemizde gerekli tedbirleri almazsak bünyemizde meydana çıkan değişiklikler ve metabolizma ile alakalı sorunlar çok tehlikeli sonuçlar doğurabilmekte.

YAZ SICAKLARININ SAĞLIĞA OLUMSUZ OLABİLECEK ETKİLERİ

*Sıcak havanın etkisiyle ana damarlarda genişleme, kan dolaşımında hızlanma ve kalp atımında artış gerçekleşir ve çeşitli organ ve sistemlerin işleyişinde aksaklıklar gözlemlenir.

*Solunum hızı yükselir, yoğun terleme ile beraber elektrolit dengesi bozulur. Riskli gruba giren kişilerde sıcak çarpması, kalp ritim bozukluğu, inme, hatta kalp krizi geçirme olasılığı bile gerçekleşebilir.

*Ani tansiyon düşmesi veya yükselmesi, bayılma veya solunum yetmezliği riski yoğun bir artış gösterir.

*Vücutta artan ısı sebebi ile bazı enzimlerin çalışma sistemleri etkilenir ve bulantı, kusma, hatta daire ile karşılaşılabilir.

*Sıvı kaybına bağlı elektrolit denge bozukluğu, konsantrasyon problemine ve çeşitli kazalara sebebiyet verebilir.

*Diyabet hastalarında ani şeker düşmesi (hipoglisemi) veya ani şeker yükselmesi (hiperglisemi) görülebilir.

*Cilt üzerinde hem akut hem kronik hatta kansere bile sebebiyet verebilecek sorunlarla karşılaşılabilir.

*Aşırı terleme ile birlikte nemli kalan bölgelerde cilt mantarlarında artış görülebilir.

*Migren ve epilepsi atakları ortaya çıkabilir.

YAZ AYLARINA ÖZEL BESLENME ÖNERİLERİ

*Bugün itibariyle gün içerisinde yeterli miktarda su ve sıvı tüketin.

Vücudumuzda hayati öneme sahip olana suyun alınması gereken miktarı kişiye göre değişmektedir. Vücudun alınan her 1 kalori başına 1,5 ml sıvıya gereksinimi vardır. Bu da yetişkin bireylerde ortalama 1,5-2,5 litredir. Tüketilen sıvının büyük çoğunluğunun su olmasına gayret edin. Aşırı çay, kahve, gazlı içecek tüketmeyin. Günde bir şişe maden suyu içmeyi de ihmal etmeyin.

*Ağustos ayı boyunca aşırı abartılı besin tüketiminden uzak durun.

Tabağınıza yeterli miktarda yiyecek koyarak tüketeceğiniz porsiyon miktarını iyi ayarlamaya çalışıp kalbin ve midemizin iş yükünü azaltabiliriz. Hızlı yemek yememeye de özen gösterip ana yemeklere başlamadan 15 dakika önce 1 bardak su içip, yaz aylarında bu sıcaklara özel yemekte başlangıç tercihimizi salatadan yana yapmalıyız.

*Öğün atlamamaya dikkat etmeliyiz. Günde 2-3 ana öğün ve 2-3 ara öğün tüketmek çok akıllıca olacaktır. Öğün atlamamak, hem kan şekerimizin düzende kalmasına, hem de bir sonraki öğünde daha çok besin tüketme eğilimi göstermeyip gereğinden fazla kalori almamıza engel olacaktır. Ayrıca öğün düzenimizin yanı sıra yavaş ve iyi çiğnemeye de özen gösterirsek hazımsızlık, mide yanması, reflü gibi sorunlarla çarpıntının da önüne geçebiliriz.

Bu aylarda yağda kızartmalar, kavurmalar, sıcak ve kızarmış formda hamur işleri kesinlikle önermiyorum. Tercihlerimiz ısrarla soğuk zeytinyağlılar, haşlama, ızgara et ve ürünleri, sebzeler veya buğulamalardan yana olmalı.

*Öğünlerde ve ara öğünlerde en olmazsa olmaz besinimiz YOĞURT’tur. Yoğurdu her öğüne ister yoğurt olarak, istersek ayran, cacık, semizotlu yoğurt, yoğurtlu meze olarak mutlaka yerleştirmeliyiz. Bu ayın gözde besinini aralarda ayran olarak içebilirsiniz. Sıkılırsanız yerine soğuk kefir içmek de yaz aylarının en doğru beslenme seçimi olacaktır.

*Meyve porsiyonlarınızı artırın. Bu ay beş porsiyona kadar meyve yemeye özen gösterin. Özellikle karpuz, kavun, kiraz ve şeftali bu sezonun en kıymetli meyveleridir. Tabi ki şeker hastası değilsek

*Tatlı tercihimize dikkat edeceğimiz önemli bir aydayız, havalar çok sıcak. Dondurma, yaza özel en doğru tatlı olmakla beraber maksimum üç topla sınırlamayı da bilmemiz gerekir.

*Enerji içeriğinin yüksek olması sebebiyle kızartılmış- şerbetli tatlılardan kaçınıp, sütlü veya meyveli tatlılara yönelmek hem kan şekerimizi daha rahat kontrol altında tutmamıza hem de daha uzun süre tok kalmamıza destek sağlar. Bu aylarda en çok önerdiğim tatlı, bol tarçınlı, karanfilli, buz gibi bir komposto veya limonatadır. Üşenmeden evlerinizde doğal olarak şekersiz veya esmer şekerle kendiniz ve aileniz için hazırlayın.

*Alkole gelince... Tüketmeyin demek olmaz ancak kullandığınız alkolün cinsi ne ise rutin tüketim düzeyinizi iki duble veya iki kadehle sınırlayın. Yanında meyve, tatlı, hatta ekmek ve ekmek ürünleri olan makarna, pilavlar veya patates bulunmasa iyi olur. Bu ay insülin hormonumuzu aniden yükseltip glisemik hataya mahal vermemek lazım.



Canlansın Metabolizmalar

SEVGİLİ OKURLAR HEPİNİZE SEVGİYLE MERHABA. MERAK ETMEYİN YARDIMINIZA GELDİM. BU YAZIM ŞU AN NEREDEYSE HEPİMİZDE OLAN TELAŞ İÇİN...

Tüm güzelliğiyle, ışıltısı ve sıcaklığıyla yaz aylarını yaşıyoruz. Hepimizin alarmı çalıyor eminim. İnce kıyafetlerle formda, bikinilerle ince ve güzel görünmeyi kim istemez? Hızlı ve kolay şekilde incelme ve hatta belki zayıflayıp şekillenme arzusuna girdik işte. Simdi gelin sağlığımızı bozmadan bu görünüş için neler yapabiliriz onları anlatayım.

METABOLİZMAYI UYANDIRMA VAKTİ

utin kalkış saatinizi 20 dakika öne alıyorsunuz. Saatiniz çalar çalmaz derin, güzel bir nefes ve şükürle yatağınızdan kalkıp doğru mutfağa... Hemen bir bardak suya ½ limonun suyunu sıkıp içine toz zencefil karıştırıyorsunuz. Güzelce içip üzerine 15 dakika esneme hareketleri yapıp METABOLİZMAYI UYANDIRDINIZ BİLE ve şimdi kahvaltıya hazırsınız.

YAKITI OLMAYAN METABOLİZMA HIZLANMAZ

Bol proteinli bir kahvaltı şart. 2 yumurta ve 1 yumurta beyazı ile içine bol baharat koyduğunuz maydanozlu kırmızı biberli omlet yapıyorsunuz. Yanında sade kahve ve üzerine iki üç dilim ananasla… (sevmeyenler çilek veya kiraz da tercih edebilir)

METABOLİZMAYA DUR DURAK YOK

Saat 11.00 gibi aşağı doğru düşmek isteyecek, hızını azaltacak metabolizma acilen harekete geçirilmeli. YEŞİL KAHVE çayıyla 2 tatlı kaşığı çiğ susam yemeyi mutlaka deneyin, etkisi inanılmaz olacak. Hem de yıl boyu cevizi, bademi bilen vücudu da şaşırtmış olalım.

ÖĞLE YEMEKLERİNDE MUTLAKA PROTEİN

Sevdiğiniz bir çeşit proteini, yanında sevdiğiniz bir sebzeyle ızgara, haşlama, buharda pişmiş veya çiğ olarak zevkinize bağlı olarak tüketin yanında mineral su için.

METABOLİZMANIN DUR YA DA ÇALIŞ SAATİ

İkindi dediğimiz saat o kadar önemli ki… Metabolizmanız ya yavaşlayacak ya da tam tersi hızlanacak. Bu size ve ne yaptığınıza bağlı. Eğer bir birim PROTEİNİ, yanında bir birim KARBONHİDRATLA tüketir, yarım saat sonra üzerine akşamüzeri egzersizi yaparsanız bu günü yağ yakarak bitirdiğiniz garantilenmiş oldu. Size bir örnek vereyim. Mesela fesleğenli soğuk bir ayranı yanında domatesli 2-3 tane wasayla tüketip 1 saat sonra 20 dakika kas, kırk beş dakika kardio yaparsanız bitiminde de sevdiğiniz bir bitki çayı veya şekersiz Türk kahvesi içtiğinizde sabahki kadar hızlı bir metabolizma işte sizinle…

AKŞAM KARBONHİDRAT ALMAYIN Kİ METABOLİZMA GECE BOYU YAĞ YAKSIN

Akşam yemeklerinizi sebze veya kurubaklagil yemeği ve yanında bol yoğurt yapar veya ızgara veya fırın herhangi bir hayvansal proteini, avokadolu, keten tohumlu, bol yeşil bir salatayla tercihen sirkeli yerseniz her şey en doğru şeklini almıştır.

SON AN SON DOĞRU

İSTENİLEN ŞEKLE KADAR akşam 19.00 itibariyle karbonhidrat almaz, yatmadan 1,5 saat önce kefir veya tarçınlı süt içersek gece boyu metabolizmanız yine çalışıp görevini tamamlar.

Evet sevgili okurlar benden söylemesi siz siz olun metabolizmanın altın anahtarının sizde olduğunu unutmayın. GÜNDE İKİ LİTRE SU İÇİP HAREKETLİ OLMAYI DA…

HOŞGELDİN RAMAZAN...

Bu yazım Ramazan'da orucunu tutup sağlığını en iyi şekilde devam ettirmek, keyifli bir Ramazan ayı geçirmek isteyenlere…

Bu yazım Ramazan'da orucunu tutup sağlığını en iyi şekilde devam ettirmek, keyifli bir Ramazan ayı geçirmek isteyenlere…

ORUCUN VÜCUDA FAYDALARI

Yağ yakan enzim faaliyetlerinde artış olur. Kan yağı ve kolesterolde düşüş gözlenir. Kan şekerini hücre içine alan insülin hormonunun oranı azalır, varsa insülin direncinde pozitif gelişme gözlenir. Karaciğerde depolanmış bekleyen şeker ve trigliseritler yakılır, varsa karaciğer yağlanmasının seviyesinde mutlaka gerileme görülür. Sindirim sistemi daha az çalışarak dinlenmiş olur, bölge daha az çalıştığı için vücut genelinin kanlanmasında artış olur. Tüm salgı ve enzim sistemi faaliyetlerini azaltarak dinlenmiş olur.

Tüm vücuttan toksin atımı temizlenme sağlanır ve hücreler değişen sistemik çarkla yenilenir. Kanda iştahı artıran, obeziteyi tetikleyen tüm hormonlar azalır. Vücudun savunma ve bağışıklık sistemi güçlenir. Bağırsak ve böbrekler daha az çalıştığı için metabolik faaliyetler için harcanan enerji koruma ve yenilenme faaliyetlerinde kullanılır.

Unutulmaması gereken ve en çok unutulan şey şudur ki; tüm bu faydalar İFTARDA AŞIRI DERECEDE TÜKETİM YAPMAYAN, SAĞLIKLI VE DOĞRU BESİNLERİ TERCİH EDEN, SAHURDA VE İFTARDA YÜKSEK KALORİ, AŞIRI ŞEKER, TUZ YÜKLEMESI YAPMAYAN KİŞİLER İÇİN GEÇERLİDİR. Maalesef neredeyse herkesin oruç ve Ramazan’dan anladığı, gün içinde yiyemediğin her şeye yüklen, abartılı, bol çeşitli, hatta aşırı yağlı yiyecekleri hızla ve tıka basa yemektir.

Bütün gün metabolik faaliyetleri azalmış ve değişim göstermiş vücuda yapılan bu korkunç kalori, karbonhidrat ve yağ yüklemesi oruç sayesinde vücuda gelecek faydalardan mahrum kalmanın beraberinde kalp ritim bozukluğu, tansiyon yükselmesi, şeker düşmesi, sindirim problemlerine sebebiyet vermektedir. Gelin en doğru ve sağlıklı oruç için neler yapmamız gerektiğini konuşalım.

SAĞLIKLI İFTAR NASIL YAPILIR?

zun saatler aç kaldık, susuz kaldık ve beklediğimiz o an geldi. Yapılması gereken ilk şey, besinden çok daha önemli olan su-tuz dengesini kurup, kalp atım ritmi ve tansiyonu dengelemek için açılışı yapmak.

1 bardak limon dilimli su, yanında 3 zeytin kafidir.

İkinci sırada, gün boyu düşmüş şekeri yükseltmek ve daralmış damar çapını yavaş yavaş genişletmek gerekir. Hemen 2 hurma veya 2 kayısı yiyor ve bir bardak su daha içiyoruz. İşte metabolizmayı yumuşak ve hafif bir biçimde uyardık.

Şimdi de en önemli kurala geldik. AÇILIŞI YAPAR YAPMAZ YEMEK YEMEDEN ÖNCE 15 DAKİKA BEKLİYORUZ. Nerdeyse hiç kimsenin yapmadığı bu adım, orucun tüm faydaları için en önemli adımdır. Açılıştan hemen sonra yemeğe başlamayın.

15 dakika bekledikten, midemiz sindirime hazır hale geldikten sonra sırada doğru yemek seçimlerimizden oluşan güzel ama hafif iftar yemeğimiz var. Glisemik yükü düşük, basit karbonhidratlardan uzak, posa yükü fazla, lifli gıdaların olduğu tatlının yer almadığı, sağlıklı bir miktar protein yanında sebze ve salatadan oluşan bir mönünüz olmalı.

İftar sofrasının en önemli başlangıcı çorbadır. Seviyorsanız bu yumuşak başlangıcı her gün yapın. Arkasından en çok önerdiğim oruç tutan bir kişi için doğru denklem; etli, kıymalı veya tavuklu tencere yemeğidir veya kurubaklagil yemeğini haftada bir iki kez mutlaka yemelisiniz. Akşam yemeklerine bir kase yoğurt veya cacık size eşlik etmeli ki hem sıvı, hem protein ihtiyacınız karşılansın.

Kızartmalar, kavurmalar, kebaplar, asla doğru bir seçim olamaz. Sade bir ızgara yanında salata veya sebzeye hayır demiyorum, yanında 2 dilim tam buğday ekmeği veya dört kaşık bulgur makarna veya 1/4 ramazan pidesi eşlik edebilir hiç bir sakıncası yok. Ama bu miktarları aşmamak çok önemli.

İyi çiğneyip yavaş yemeyi, baharat olarak da hazım için biberiye ve kimyonu kullanmanızı da öneririm.

Ramazan boyunca sıvı alımı çok önemlidir. Bu bir aylık süreçte en sık karşılaşılan sorun kas ve sıvı kaybıdır. Yanlış ve abartılı yemek yiyenlerde ise bu kaybın yanına alınan yağ odaklı kilolar ve büyüyen karın çapı da eklenir. Pek çok hastalığın da kapısı açılmış olur.

İftar sonrasında meyve ve tatlı tüketmeyin, bunun için iki saat bekleyin. Yemekten sonra güzel bir Türk kahvesi sindirime yardımcı olur ya da aromatik, hoş kokulu, sağlıklı bitki çaylarını için. İftardan bir iki saat sonra yürüyüş yapmak da bir o kadar doğru ve sağlıklı bir seçim olur.

Gelelim, tatlı, meyve, belki komposto, dondurma veya çikolata saatine. Haftada bir iki kez yemekten sonraki ara saatte meyvenizin ve yanına biraz kuruyemişinizin yerine, sevdiğiniz tatlınızı ekleyin veya kuru meyvelerden yapılmış zencefilli, tarçınlı, karanfilli bir komposto veya taze meyveden yapılmış buz gibi bir hosan için. İki üç top dondurma, 40 grama kadar çikolata da yiyebilirsiniz. Bu öğün haftada sadece birkaç kez olmalı ama.

Aralarda da bol bol suyunuzu içmeyi ihmal etmeyin ve uygun bir yerde mineral suyunuzu için.

SAĞLIKLI SAHUR SOFRASININ OLMAZSA OLMAZLARI

Sahura başlamadan önce mutlaka 2 bardak suyunuzu için.

Sahur yemeğinde en doğru seçim kahvaltı masasıdır. Peynir ve yumurta yanında süt veya sütten kahve olabilir. Masada bol yeşillik, domates, salatalık, 5-6 ceviz içi mutlaka olsun. 2 dilim tam buğday ekmeği de yerseniz gayet yeterli bir sahur öğünüdür. Başka bir alternatif de peynirli tam buğday ekmeğinden tost, yanında domates, yeşillik tabağı ve ayranla veya süt müsli içine bademlerle de sağlıklı ve tok tutucu bir sahur yapabilirsiniz.

Sahurda aşırı derecede yemek yemenin ertesi gün orucuna ya da dayanıklılığına hiç bir katkısı yoktur. Şu abartılı yeme tutkunuzdan vazgeçin ki, birikmiş depo yağlar yakılsın. Üstelik ne yerseniz yiyin yarın tüm gün tutacağınız oruca abartılı yemenin hiç bir katkısı olmayacak. Çünkü zaten şekeriniz üç saat içinde düşmüş olacak, fazla fazla yemeye gerek yok. Ayrıca beş saatten sonra anorektik faz dediğimiz, kanda şekeri dışındaki depo maddeler yakılmaya başlar. Yedinci saatten sonra yağ asitleri yakılmıştır. Açlık duygusu ortadan tamamen kalkar. Siz sıvı almaya özen gösterin ve ertesi gün sizi susatacak ve şekerinizi düşürecek, zeytin, bal, reçel ve meyveyi sahurda tüketmeyin.

Sahur sürecine 5-6 bardak su mutlaka yerleştirin. Çay yerine süt içmenizi tavsiye ederim.

Siz siz olun Ramazan'ın doğasını unutmadan yaşayın bu bir aylık özel süreci. Olabildiğince hafif ve sağlıklı beslenin ki vücudunuzda kas ve su kaybı olmasın, karın çapınız büyümesin, sağlığınızı kazanmanız gerekirken kilo almayın. Tansiyonunuz, şekeriniz, kalp-damar sağlığınız dengesini kursun.

Zayıflamak İsteyenler İçin 10 Tüyo

Sevgili Okurlarım

Bu sayıda köşemi sadece zayıflamak isteyenlere ayırdım. Yaz yaklaştı, hepimizin içinde kilo verme arzusu harekete geçti. Kimi az, kimi çok ama hepimizin içinde zayıflama, inceleme, daha formda olma isteği ışıldıyor. Tam da konunun en çok önem arz ettiği, en popüler olduğu aylardayız. Metabolizmanın da bize en çok destek verdiği aylar bunlar.

Şimdi bir de insanoğlunun bu arzusunu iyi bilen kötü niyetli kişiler de bazı sektörlerde harekete geçti. Aman ne olur DİKKAT diyorum. Bu yıl siz siz olun herhangi bir ZAYIFLAMA HAPI, YAĞ BAĞLAYICI, AYDA ON KİLO VERDİRİCİ herhangi bir İLAÇ, DİYET, ALET, YÖNTEM KULLANMAYIN. Boşu boşuna sağlığınızdan olup seneye çok daha fazla kilo ile boğuşmanın.

E şimdi diyeceksiniz ki peki o zaman ne yapalım? Konuya sezonluk bakmak zaten en büyük hata. Hemen bir beslenme uzmanının kapısını çalın ve daha doğru, sağlıklı bir hayatta, emin ve doğru adımlar atın. Konu, sezonluk eğlenceniz veya işkenceniz olmasın. Kaybettiğiniz şey gerçekten fazla yağlarınız olsun, ne sağlığınız, ne de paranız.

EYLEM PLANIMIZ

1) Hemen doğru ve güvenilir bir beslenme uzmanından yardım alıyoruz.

2) Tüm cbc biyokimya ve idrar tahlillerimizi yaptırıyoruz.

3) Vücut bileşim analizimizi değerlendirip, tüm kas, yağ, su ve kemik ölçümümüzü yapıp, doğru, sağlıklı bir klip hedefi belirliyoruz.

4) Beslenme alışkanlıklarımızı ve tıbbi durumumuzu değerlendirip bize doğru, sağlıklı bir şeklide, yavaş ama emin adımlarla kilo verdiren, tamamen şahsımıza, ev ve sosyal düzenimize uygun bir beslenme programı alıyoruz.

Bunun dışında herkes için bazı ortak adımlardan da, bu desteği alamayacak kişilere de minik tüyolar vermek isterim. Ki uygulayınca bu küçük adımların bile neler yarattığına inanamayacaksınız.

Tüyo 1

Bugünden itibaren akşam 19.00’dan sonra karbonhidrat almayı bırakın, meyveleri de gün içinde tüketin.

Tüyo 2

Günde 2- 2,5 litre su içmeye başlayın ve bu suyun bir litresine bir gün limon suyu, bir gün sirke, bir gün karbonat ekleyerek için.

Tüyo 3

Ayrıştırma yapmaya başlayın. Sebze yerken et tüketmeyin, et yerken ekmek tüketmeyin, süt ve ürünlerini ana öğünlerden alıp ara öğünlere çekin.

Tüyo 4

Öğün sayınızı dört yapın. Sabah kahvaltısı, öğle yemeği, ikindi arası ve aksam yemeği. Bu öğünleri kesinlikle atlamayın.

Tüyo 5

Bir süre tatlı, pasta, çikolata, kek, kurabiye, abur cubur yemeyin. Onun yerine badem ve cevizi kullanın.

Tüyo 6

Yemeklerinizi yavaş yemeye ve iyi çiğnemeye başlayın. Masada yarım saat zaman geçirin, yemekten yarım saat sonra su için veya sıvı alın.

Tüyo 7

İlk yediğiniz yemeğinizin içinde ekstra soslar olmayan, sadece biraz zeytinyağı, bol sirke veya sevmeyenler için limon olan salatanız olsun.

Tüyo 8

Hayatınıza hemen baharat olarak acı biber, kekik ve zerdeçalı bolca, bitki çayı olarak da beyaz çay, zencefil, biberiye ve mateyi dört fincan olacak şekilde katın.

Tüyo 9

Süt ve ürünlerini ve peyniri yarım yağlı olarak kullanın, light ürünlerden uzak durun.

1 HAFTADA 1 KİLO GARANTİLİ DİYET

Kahvaltı:

1 dilim peynir, sevdiğiniz çeşit ama yarım yağlı olsun,

1 haşlanmış yumurta, bol karabiber ve zerdeçallı,

4 ceviz içi,

Domates ve yeşillikler ile

Yanında bir fincan limonlu beyaz çay.

Öğle:

3 köfte veya 200 g balık veya 100 g somon,

Yanında istediğiniz kadar bir tatlı kaşığı zeytinyağlı salata ile…

İkindi:

2 porsiyon rende meyve üzerine 200 g yarım yağlı yoğurt ile…

Akşam:

Doyana kadar zeytinyağlı sebze yemeği,

Yanında bir kase cacık ile…

Ara:

2 kaşık lor içine baharatlar ve 8 kıyılmış bademle karıştırın. Bu karışıma limon suyu sıkıp sos haline getirip salatalıkların üzerine sürüp tüketin.

1-2 kilo verdiniz bile. Hem de sağlığınızı kaybetmeden, bunu unutmayın sevgili okurlar.

Ot Deyip Geçmeyin

Artık çevrenin, doğanın ve doğal beslenmenin öneminin gitgide arttığı dönemlerdeyiz. İşte bu son derece mutluluk verici. Bizler ülkemiz ve bölgemiz olarak da bu konuda çok şanslıyız. Akdeniz tipi sağlıklı beslenme, girit mutfağı, her türlü ot, sebze ve yeşilliklerle iç içe olmak dünyadaki ender şanslardan biri. Kıymetini git gide anlıyoruz.

2010’dan bu yana süre gelen, her yıl çok güzel etkinliklerle günlerce süren, baharın geldiğini ve doğanın uyanışını bize simgeleyen ALAÇATI OT FESTİVALİ geçtiğimiz haftalarda gerçekleşti. Alaçatılılar çok güzel bir kararla doğalarının zenginliğini, otlarının çeşitliliğini tanıtma ve bu otlarla pişen en sağlıklı, en leziz yemekleri sunmak ve dünyaya tanıtmak için çabalıyorlar. Aslında hem doğal hem sağlıklı yaşamak adına da ne kadar güzel bir adım atıyorlar. Bu yıl kaçırdıysanız gelecek yıl siz de kendinize bir yenilik ve güzellik yapıp mutlaka bu festivali ziyaret edin.

Doğa ananın bize sunduğu, önemli ölçüde iyileştirici, tedavi edici özellikleri olan yiyeceklerimiz var. Bu yiyecekleri uzun yıllardır tedavi edici olarak ve sağlık amaçlı kullanmak, dünya üzerinde pek çok kültürün yaklaşımları arasında var. Ben de sonuna kadar buna inanan ve destekleyenlerdenim.

Şimdi gelelim mutfağımızın vazgeçilmezi, Ege’de ot dediğimiz, tanrının bize armağanı bu bitkilerimizden ve bize faydalarından bahsetmeye. Çeşitleri o kadar fazla ki... Ben size en yaygın ve benim en sevdiklerimden bahsedeceğim.



SARMAŞIK: En sevdiklerimden biri. En önemli özelliği sindirim sistemini düzenlemeye yardımcı olması. Tansiyon hastalığını önleyici ve tansiyon dengeleyici özellikleri var. Karaciğerin de en iyi dostlarından biri. Ben en çok yumurtalı yapılmış tarifini öneriyorum.

ARAPSAÇI: Rezene olarak da bilinen, tek yıllık otsu bir bitkidir. Kimisi anasonlu tadı yüzünden pek sevmez ama safra enzimlerini arttıran safra taşı oluşumunu engelleyen gaz ve idrar söktürücüdür. Düzenli tuvalete çıkmaya yardımcı olan ve bağırsak parazitlerini önleyen çok değerli özellikleri vardır. Benim en sevdiğim yanı ise emziren anneler için süt artırıcı olması.

EBE GÜMECİ: Yaprakları sebze olarak kullanılan bu otumuz da yine doğanın mucizelerinden. Ateş düşürücüdür. Nezleye, gribe, bronşite ve birçok akciğer hastalığına iyi gelir. Ses kısıklığı, boğaz enfeksiyonlarını tedavi edici özellikleri vardır. Özellikle immun sistemi güçlendirici ve hastalıklara karşı koruyucu özellikleri itibariyle özellikle çocukların gelişme döneminde mutlaka yemesi gereken şifalı bir bitkimizdir.

ISIRGAN: Çok yıllık otsu bir bitki olan ısırganın otu, kökü, tohumu her biri ayrı ayrı kıymetlidir. Özellikle kanı temizleyici ve kansere karşı önleyici özelliği doğanın bize sunduğu bir nimettir. Mesane hastalıkları ve problemlerine ayrıca böbrek taşı oluşumunu engellemeye yönelik faydaları saymakla bitmez. Egzamayı tedavi edici, iltihapları giderici özellikleri vardır.

RADİKA (HİNDİBA): Bir yıllık bu bitkinin salatalarını yapabilir, haşlayarak yiyebilir, birçok yemeğe ilave edebilirsiniz. Romatizmal hastalıklarda ağrı kesici ve atakların artmasını önleyici özellikleri vardır. Karaciğerin en iyi dostlarından bu ot, şeker hastaları için de şeker dengesini korumada çok faydalı bir besindir. Ayrıca gut hastalığında da çok yararlıdır.

TURP OTU: İçinde yoğun bir oranda C vitamini, kükürt ve iyot vardır. Mikrop öldürücü özellikleri vardır. Karaciğeri güçlendirir, sarılığa iyi gelir. Öksürüğü keser, akciğer ve bronşları temizler. Uykuyu düzenleyici özellikleri vardır.

ŞEVKETİBOSTAN: İştah açıcıdır. Hastalık ve ameliyat sonraları iyileşme döneminde oldukça kıymetlidir. Hemoroiti önler, mide bağırsak gazlarını giderir.

Bu kadar değerli ve kıymetli otları masalarınızdan eksik etmeyin. Gelin hep beraber fast food zincirlerinden kurtulup, doğaya, zeytinyağlılara dönüp, uzun ve sağlıklı bir hayat için adımlar atalım. Afiyet Olsun...

Bitkilerle Gelen Sağlık

Sizin için en değerli bitkiler ve etkilerini yazıyorum bu ay... Bir veya bir kaçını hayatınıza katmanızın muhakkak sağlığınıza olumlu etkileri olacaktır.

Çay Çin’den dünyaya yayılmıştır ve insanlar binlerce yıldır gerek sağlık amaçlı gerek hastalıklardan korunmak veya tedavi etmek amaçlı bitkilerden kaynatarak veya kaynar suda bekleterek Pozitif etkiler sağlamışlardır.

Bitki çayları, içerisinde bulunan pek çok fitokimyasal bileşenler, antioksidanlar ve mineraller sayesinde pek çok şifalı özelliği içerlerinde barındırırlar. En güzel özellikleri su içerisinde çözünen bileşenlerinin emiliminin ağızda başlayıp sindirim sistemi içerisinde kolay ve hızlı bir şekilde olmasıdır. Ancak bitki çaylarına mucize demek kesinlikle doğru bir tanımlama değildir. Sadece katkı ve destek verebilirler.

SOĞUK ALGINLIĞINA KARŞI ÜÇ SİLAHŞÖR: EKİNEZYA-ADAÇAYI-IHLAMUR

Bağışıklık sistemi ve üst solunum yolları enfeksiyonları denildiğinde akla gelen en değerli bileşimdir bu üçlü… İltihap giderici, nezleye karşı koruyucu, ağrı kesici, soğuk algınlığı semptomlarını giderici ve antiseptik etkileri bulunmaktadır.

KAN ŞEKERİ VE İNSÜLİN DEYİNCE: TARÇIN

Yapılan klinik ve deneysel çalışmalar, tarçının kan şekeri kontrolü üzerinde etkili olduğunu, kolesterolü düşürdüğünü, trigliseritleri azalttığını göstermiştir. Özellikle tip 2 diyabet hastalarında kan şekerini anlamlı ölçüde düşürdüğü belirlenmiştir. Tarçının bir de antibiyotik etkisi de vardır ve bazı antibiyotiklerin etkisini 10 kat daha artırmaktadır.

MİDE, BAĞIRSAK DOSTU, HAZMI KOLAYLAŞTIRAN İKİLİ: KİMYON VE KİŞNİŞ Kimyon çayı veya baharatı ve kişniş, mide salgı ve enzimlerini dengeler, sindirime yardımcı olur. Yapılan araştırmalar, gaz, şişkinlik üzerine bilenen en değerli bileşim olduğunu kanıtlamıştır. Hazmı kolaylaştırır mide, bağırsak hastalıklarına yakalanma riskini azaltır.

DEPRESYON SAVAŞÇILARI: SARI KANTARON, MELİSA OTU, KEDİOTU KÖKÜ

Dünyada en önemli sağlık problemlerinden üçüncü sırada yer alan çağın hastalığı depresyonla bu üçlü ile mücadele edilebilir. Almanya’da yapılan son çalışmalara göre, kediotu kökü ile sarı kantaronun ikili kırk beş günlük kullanımının belirgin oranda majör depresyona ve anksiyete ataklarına olumlu etkisi olduğu kanıtlanmıştır. Melisanın sakinleştirici yatıştırıcı etkileri de bu tarz problemlerde yardım sağlamaktadır.

ŞİFA KAYNAĞI: YEŞİL VEYA BEYAZ ÇAY

Çay deyip geçmemek lazım çok çok değerli, en sağlıklı içeceklerden bir tanesi. Tam bir antioksidandır. Sinir sistemi, kalp damar sağlığı ve kansere karşı koruyucu etkileri saymakla bitmez. Ama özellikle zayıflama üzerine bel ve karın çevresi yağlarının yakımına muazzam katkıları klinik olarak belirlenmiştir. Günde 3 fincan yeşil veya beyaz çay daha çok kilo vermenize ve yağ yakmanıza kesinlikle katkı sağlar. 2 ay boyunca şekersiz içmek koşuluyla.

ENERJİ VEREN HAFIZA DOSTLARI: GİNSENG VE BÖĞÜRTLEN YAPRAĞI

Yorgun bitkinseniz, enerjiniz azaldıysa, vücut direnciniz düştüyse, en az iki üç hafta ginseng ve böğürtlen yaprağını denemelisiniz. Ayrıca kan sulandırıcı şeker ve tansiyon dengeleyici, beyinde kan akımını hızlandırıp enerji verici, hafızayı ve iş kapasitesini arttırıcı özellikleri vardır.

İŞTAHINIZ MI AÇIK: MATE İLE BİBERİYE

İste çağın zamanın sorunu yiyorum ama doymuyorum. O zaman her yemekten yarım saat önce 1 fincan mate ve biberiye çayını limonlu olarak için. İştah kapatıcı, doygunluk verici, tokluk hormonlarını uyardığı, leptin salgısını azalttığı bilinmektedir. Diyete dost, kilo kontrolüne yardımcı.

ÖNEMLİ

LÜTFEN ÇAYLARINIZA ŞEKER KULLANIP DA TÜM YARARLI ÖZELLİKLERİNİ KAYBETTİRMEYİN KAYNATMA VE DEMLEME ÖZELLİKLERİNİ İYİ ÖĞRENİN Kİ ZARARLI HALE GELMESİN.

AYRICA BİTKİ DEYİP GEÇMEYİN. SİZE, KULLANDIĞINIZ İLAÇLARA, METABOLİZMANIZA VE YAŞINIZA UYGUN OLUP OLMADIĞINI UZMANINIZA DANIŞIN...

Afiyet Olsun...

Kışın Klo Almamak İçin Detoks Şart

Kimimiz belki hasta olduk oluyoruz. Özellikle bu ara bolca salgın hastalık var. H3N2, hatta dizanteri... Bazen çok mutlu ve enerjiğiz bilemiyorum ama genellikle kış aylarında metabolizma hızımız istemesek de azalır.

Güneşin yoksunluğu ve havanın erken kararması, gecelerin uzun olması, evde daha çok zaman geçirmek ve vücudun ısısını koruma çabası karşılığında, kış ayları vücudun enerji sarfiyatını azaltmak suretiyle bedeni yağlanmaya iter.

Bildiğimiz hepimiz için geçerli bir gerçek var o da; şartlar buyken eğer bir de biz, bütün yıl yorgun vücudumuzda birikmiş atıkları, toksinleri bedenimizden arındırmazsak vücut PH’ımız iyice asitliğe doğru kayar. Hem hastalıklara açık hale geliriz, hem de o asla görmek istemediğimiz karın yağları ve tartıda artan kiloyla karşı karşıya kalırız. Şimdi gelelim bu durumda neler yapmamız gerektiğine...

Önce detoks şart. Detoks dışarıdan vücudumuza gelen toksinler ve vücut içinde metabolik artıklar sonucu oluşan toksinlerin tamamından, idrar, ter ve dışkı yoluyla arınmaktır. Yıl boyunca çevre kirliliği, yanlış beslenme, susuzluk, hareketsizlik, stres, kullanılan ilaçlar, katkı maddeleri derken vücudumuz toksinlerden arınmakta zorlanır. O yüzden yılda en az iki kere vücudun toksin atma mekanizmasını hızlandırmak, bedeni ve ruhu dinlendirmek suretiyle, özel beslenme kürleriyle detoks yapmalıyız. İdeal bir kış detoksu üç günden uzun süre uygulanmamalıdır,

Detoksta karaciğer, böbrek ve bağırsak en önemli toksin atım organlarımızdır. Bu sebeple beslenme kürümüz özellikle bu organların faaliyetlerini destekleyecek ve hızlandıracak şekilde olmalıdır.

Detoksa yardımcı pek çok vitamin, mineral ve antioksidan vardır. Başta C vitamini, E vitamini, Koenzim, Q 10, selenyum, magnezyum en önemli serbest radikal temizleyicilerdir. Bunlar özellikle doğal yollarla alınmalıdır. İşlenmiş ve katkılı her türlü üründen uzak durulmalıdır.

OLMAZSA OLMAZLAR

Detoks döneminde özellikle günde 2,5 litre su içmeye özen gösterin ve içine karbonat karıştırmayı ihmal etmeyin.

Bitki çaylarından özellikle beyaz veya yeşil çay, ıhlamur, zencefil, tarçın, baharatlardan kekik, kimyon, rezene, zerdeçal, üç gün bolca yenilip içilmeli.

Kesinlikle şeker kullanmayın, asla tatlandırıcı tüketmeyin.

Sigara içmek yok, alkol kullanmak yasak.

Gazlı içecek ve yapay meyve sularından hiçbiri olmayacak. Bir tek soda serbest.

Kaya ya da deniz tuzu kullanın.

Probiyotik yoğurt yemeyi veya kefir içmeyi ihmal etmeyin.

Salatalarda keten tohumu, kabak çekirdeği, avokado ve zeytinyağı kullanın.

Her gün bir adet sarımsak tüketin, isterseniz çiğ olarak suyla bile yutabilirsiniz.

Üç gün boyunca, yatmadan bir tatlı kaşığı nar sirkesi veya elma sirkesini bir bardak ılık suya katarak için.

Her sabah aç karnına çörek otu çiğneyip yutun.

DETOKS ÇORBASI

1 litre suya

1 orta boy kereviz kökü

1 pırasa

4-5 parça brokoli

3-4 yaprak lahana

8-10 yaprak ıspanak

½ su bardağı yeşil mercimek

1 kaşık zeytinyağı

2 diş sarımsak

1 çay kaşığı deniz tuzu ekleyin

Blendırdan geçirin, üzerine ince kıyılmış maydanoz, bol limon veya sirke ile akşamları dilediğiniz kadar için.

DETOKS KAHVALTISI

Uyanınca;

1 havuçla beraber 1 tatlı kaşığı ketentohumu yağı eklenmiş limonlu su, üzerine 40 dakika yürüyüş, 20 dakika esneme hareketleri ve kahvaltı...

1 kutu probiotik yoğurt

3-4 kaşık yulaf ezmesi içine

1 kivi, 2 dilim ananas

10 kavrulmamış badem

ve 1 fincan bitki çayı

DETOKS CAYI

Yeşil çay

Biberiye

Kekik

Funda yaprağı

Ihlamur

Isırgan yaprağı ile kaynatın, limonla tüketin.

Ye, İç, Nötrle

Sevgili okurlar hepinize yine yeniden sevgiyle merhaba… Bu sayıda yazım hepinize özel, kadın-erkek, genç-yaşlı, diyette veya değil, hepiniz mutlaka okuyun. Çünkü yeni yıl geliyor. Hepimiz yepyeni bir yıla, keyifle, mutlulukla, eğlenerek, zevk sefa içerisinde girmek istiyoruz ki gelecek olan yılımız da öyle geçsin.

Şimdi zevk, keyif, mutluluk deyince, tüm dünyada da böyle gerçi ama bizim kültürümüzde, çok daha ön planda bu gerçek. Bizde bu hissin karşılığı; dolu dolu yemek, çeşit çeşit yiyeceklerle donatılmış masalar, bol bol yeme içme ağırlama üzerine kurulu.

Tamam yiyip içelim, kendimizi iyi hissedelim de, işin tartısal boyutu ne olacak peki? Pek tabi ki kilo alacağız. Ama kilo almak da istemiyor olacağız haklı olarak. İşler karıştı değil mi? Aslında hiç de öyle değil.

Kilo almamak başka tabirle korumak dediğimiz şey yememe değildir. Yediğini ciddiye alma ve dengeleme işidir. Bunu bir nevi felsefe gibi düşünürseniz, yaptığınız yeme hatalarının günahını ödemek diyebiliriz. Verdiğiniz bir günlük iş yükünü azaltmak yani.

KISITLAMA YOK NÖTRLEMEK VAR

Sevgili okurlar, şimdi bu kısmı dikkatle okuyun. Sizlere pek çok danışanıma verdiğim sırrı vereceğim. Uzun yıllar meslek hayatımda yeni yıla ölçülü programlar verdim. Dedim ki; alkol alacaksanız ekmek ve ürünlerini yemekte tüketmeyin. Tatlı yemeyi planladıysanız meyvenizden kesin. Çerezi bir avuçta tutun. Kestane olursa patlamış mısır olmasın. İçecek diyet olsun, yemeğe salatayla başlayın. Say say bitmez… Ama bir baktım ki en istikrarlı danışanlar, en iradeli kişiler bile o gece hiçbir şekilde ölçüyü ayarlayamıyor. Sonra düşündüm ki haklıyız. Çünkü yılbaşı gecesi kimse kısıtlanmak istemiyor. Hepimizin amacı, en güzel hislerle, gelecek koca bir yılın iyi geçme umudunu simgeleyen o gecenin en iyi şekilde geçmesi. O zaman dedim ki artık kısıtlama yok nötrlemek var.

ÖZGÜR GECEYİ NASIL NÖTRLERİZ?

Son üç yıldır artık kısıtlamıyorum. Önerdiğim beslenme programımı insan ruhuna uyarladım. O geceye gündüzden hazırlık yapacağız, tüm gece özgürüz ve ertesi sabah detokstayız. Yeni kurallar bunlar.

1 GÜNLÜK YENİ YIL PROGRAMI VE NÖTRLEMESİ

31 Aralık sabahı kalkıp önce limonlu suyumuzu içiyoruz. Günde iki litreye tamamlıyoruz.

KAHVALTI:

1 dilim sevdiğiniz peynir,

1 haşlanmış yumurta, bol baharatlı, tuzsuz,

sınırsız yeşillik, domates biber,

sade kahve veya beyaz çay.

ÖĞLEN:

Doyana kadar sebze yemeği veya sınırsız ot, sebze haşlama,

1 bardak yoğurt.

ARA: 1 bardak süt veya sütten kahve veya büyük bir bardak ayran.

AKŞAM:

Yeni yıl menünüze müdahale etmiyorum. Özgürsünüz. Dilediğinizce yiyebilir, içebilirsiniz. Ertesi sabah hepinizi detoksa bekliyorum.

1 OCAK:

Önce limonlu suyumuzla güne başlıyoruz, yarım saatlik bir yürüyüş yapıyoruz.

KAHVALTI:

1 dilim peynir,

3 ceviz içi,

bolca domatesli yeşillik,

1 fincan şekersiz çay veya kahve.

ARA:

1 bardak yoğurt,

3 kaşık yulaf veya müsli,

içine 2 dilim ananas veya 1 kivi veya 1 elma veya 1 armut,

ARA: 1 fıncan yesıl veya beyaz çay veya bır lımonlu soda

AKŞAM:

Detoks çorbası,

sınırsız çorba, yanında yağsız limitsiz mevsim salata ile…

BURÇİN’İN YENİ YIL ÇORBASI

5 bardak suya

1/2 lahana

1/2 brokoli

1 pırasa

1/2 kereviz

1/2 bağ ıspanak

2 diş sarımsak

1/2 limonun kabuklu yarısı

1 kaşık zeytinyağı

1 çay kaşığı tuz

pişirin, blendırdan geçirin.

Afiyet olsun… Hepinize çok mutlu, huzurlu, ama her şeyden önce sağlıklı, sevdiklerinizle beraber güzel yeni bir yıl diliyorum…

Aç Olan Duygularımız mı

Sevgili okurlar hepinize tekrar merhaba…

Bugün sizlere bana ayrılan bu değerli köşede ‘acaba neden yemek yiyoruz?’ sorusunun altında yatan gerçek nedeninden bahsedeceğim. Fizyolojimiz mi yoksa psikolojimiz mi buna etken? Yemek yememizin duygularımızla olan bağlantısı ne? Bunu irdeleyeceğiz.

Eğer siz de durmadan bir şeyler atıştırmak istiyorsanız, herhangi bir stres, üzüntü, duygu değişimi veya sevinçte kendinizi buzdolabının önünde veya bir şeyler atıştırırken buluyorsanız, siz maalesef duygusal aç olabilirsiniz.

Duygusal Açlık:

Herhangi bir duygunun çözülememiş veya doyurulamamış olması halidir. Sevgi, öfke, kıskançlık, başarı, umut benzeri herhangi bir havada kalmış duygunun yansıması duygusal açlıktır. Eğer duygularınızı doyuramazsanız fiziksel olarak tam bir doygunluk haline ulaşmanız mümkün değildir.Bu da bitmek bilmeyen bir yeme arzusunu oluşturur. Bu arzu tutkuya dönüşür. Acıktıkça acıkmaya, yedikçe yemeğe başlarsınız. Ne kadar yerseniz yiyin, midenizin doyması ruhunuzu doyuramayacağı için kilo almaya, gitgide kalınlaşmaya, yağlanmaya başlarsınız. Tabi ki kilo aldıkça mutsuz hissetmeye, böyle hissettikçe de yemeye…

Psikologların yaptığı çalışmalar der ki birçok insan mutsuzluğu yemek yiyerek gidermeye çalışır. Haz alarak duygusal açlığı bastırmaya çalışır. Kendini yemekten duyduğu zevk hissiyle iyi hissetmeye çalışır. İşin zor ve karışık kısmı ise, yerken duyulan hissin anlık olması ve sonrasında pişmanlık hissinin gelmesiyle demoralize olunmasıdır. Bu demoralizasyonun üstüne de tekrar iyi hissetmek ve bu duygudan kurtulmak için bir şeyler tüketmek başlar. İşte bu kısır döngü çok tehlikelidir. Gitgide kilo almış, duygusal aç ve yemekle asla doyuma ulaşamayan ruh…

Ataklardan Kaçmak İçin:

Eğer bu atak gelirse yapmanız gereken ilk iş, derin bir nefes alıp 10’a kadar saymak.

Kendinize ‘ben şuan gerçekten aç mıyım?’ diye sormak.

Yemeniz için beyninizden gönderilen duyguya yönelik çekici gelen besin o an ne ise -ki genellikle karbonhidrat veya tatlıdır- onun dışında bir besini tüketmek. Mesela pasta yerine havuç, çikolata yerine salatalık, kurabiye yerine aromatik kokulu bir çay gibi…

Yiyecek yerine herhangi bir içeceğe yönelmek. Soda, su, bitki çayı gibi…

O an imkan varsa yürüyüş yapmak, müzik dinlemek veya dost bir sesle konuşmak.

Ve sebebi belirleyip onu çözümlemek.

Ruhu Rahatlatan Mutluluk Veren Besinler

Eğer açlık hissiniz fiziksel değil duygusal sebepliyse bunu mutlaka fark edin. Bunu fark etmenin en kısa ve kolay yolu eğer bir yemek yedikten hemen sonra veya 1 saat içinde ‘acaba ne yesem?’ diye düşünmeye başlıyorsanız ve vücudunuz size ısrarla tatlı, abur cubur, makarna çağrısı yapıyorsa bilin ki: Duygusal açsınız…

Böyle hisseden kişilerin hayatına katması şart besinlerin basında MUZ gelir. FINDIK ve KAJU, YUMURTA ve NAR da psikolojiye en iyi destek veren besinlerdir.

SALATALIK ve NANENİN İÇ FERAHLATICI özelliği vardır. Stres anlarında da yenilmesi gereken ilk besin ‘HAVUÇ’tur,

Yemek Yerine İçecek

Diyelim ki çok kızgınız veya mutsuzuz. Bir şeyler yiyip yine kendimize zarar vermek üzereyiz. Yapmamız gereken hoş kokulu aromatik çay veya bol tarçınlı veya ham kakaolu süt. BİR KERE MUTLAKA DENEYİN. Elmalı, tarçınlı, zencefilli, havlıcanlı bir çayı veya nane yapraklı, elma dilimli, limonlu suyu 1 - 2 dilim portakal eklenmiş sodayı, kakuleli, tarçınlı, Türk kahvesini.

Duygularınızı askıya almayın sevgiler…

İncelme Rehberi

Güzel yaz mevsimimizin bu ilk ayında bana ayrılan bu köşemizi sadece kilo problemi olanlara değil de kilo sorunu olmayıp da incelmek isteyenlere ya da kilo verirken daha fazla kilo vermiş gibi yağ yakıp daha ince görünmek isteyenlere ayırdım.

Bilimsel olarak kanıtlanmış beş adım

Adım 1 SU

Günde 2,5. litre mutlaka alkali değeri yüksek PH: 7 üzeri bir suyu öğünden yarım saat önce ve yarım saat sonra olmak koşuluyla için. Suyunuzun asitliğini azaltmak için ya limon ya limon suyu ya da karbonat ekleyin.

Adım 2 PROTEİN

Beslenmenizde hayvansal proteini artırın. Beyaz protein olarak mutlak tercihiniz balık olsun. Mutlaka kırmızı et de tüketin. Bu et yağsız dana veya kuzu eti olsun. Yumurta tüketim sıklığınızı artırın ama özellikle haşlanmış olarak. Dört dakika kaynamış hali en iyi protein emilimine sahip hali. Bu şekilde sevmiyorsanız menemen veya omlet de yapabilirsiniz.

Adım 3 AYRIŞTIRMA

Besin ayrıştırması kurallarını iyi öğrenin. Protein öğünlerinizde mutlaka salata tüketirken karbonhidrat içeren gıda tüketmeyin. Yanında asla süt grubu olan ayran, yoğurt tüketmeyin. Sebze tükettiğiniz öğünde de yoğurt dahil herhangi bir protein yemeyin tam ekmek veya bulgur kepekli makarna tüketebilirsiniz.

Adım 4 SÜT VE ÜRÜNLERİ

Yağsız veya yarım yağlı sut ürünleri yağ yakma konusunda en etkili besin grubumuz. Tabii ki süt grubu besinleri ara öğünlerde tüketme şartı var.

Adım 5 BESİN ÖĞELERİ

Özellikle yağ yakma konusunda besin öğesi desteği unutulmamalı. Omega 3, L- Karnitin ve tarçın.

Omega üç ek olarak dışarıdan alınabilir. Karın bölgesinden yağ yakmaya yardımcı olacaktır. Bununla kalmayıp kalbimizin damarlarımızın ve beyin hücrelerimizin can dostudur.

Yakışan her şeyin içine ve üzerine mutlaka tarçın ekin. Mesela elmayı tarçınla sütünüzü ve salatanızı da bu şekilde deneyin. Beğeneceğinizden eminim.

L-Karnitin kapsülü veya sıvılarını egzersizden yarım saat önce alın. Yağ yakmanıza hücresel olarak ciddi artısı olacak.

Ama benim en değerli önerim bu özel araştırmalar sonucu çıkmış 5 ADIMA GÜNLÜK 8000 ADIM DA SİZ EKLEYİN.

GÜNLÜK YAĞ YAKMA PROGRAMI

Kahvaltı: 3 çorba kaşığı yağsız lor veya çökelek

içine bol maydanoz kuru kekik, biber ve limon

yanında limitsiz domates, biber, salatalık

1 dilim tam tane çavdar ekmeği

1 fincan beyaz çay

Öğle: 3oo g balık ızgara

yanında istediğiniz kadar ot- sebze haşlama

1 kaşık zeytinyağlı yarım avokado doğranmış, dört ceviz içi eklenmiş yeşil salata

Ara: 1bardak yoğurt içine 2 nektarin, sekiz - on çilek ve üzerine bol tarçın

Ara: 1 fincan beyaz çay yanında salatalık veya havuç

Akşam: 2 yumurtalı acı biberli menemen

1 dilim tam tane çavdar ekmeği

Gece: 1 bardak yağsız veya yarım yağlı bol tarçınlı süt

İş Yerinde Sağlıklı Beslenme

Eğer sabah uyanmakta zorlanıyorsanız, bitkinlik şikayetiniz varsa, yorgun hatta güçsüz hissediyorsanız, şişkinlik ya da ödem sorunlarınız var ise işte bu ofisinizde sağlıklı beslenmiyorsunuz demektir.

Şuan; ben sağlıklı beslenmek istiyorum ama, iş düzenim, çalışma saatlerim, koşullarım buna müsaade etmiyor dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi hemen sağlıklı beslenemiyorum bahaneleri üretmek yerine doğru beslenmek için sebepler oluşturmaya başlayalım.

Üzülerek söylüyorum hayatında sebze-meyve olmayanlar, güç içerisinde yeteri kadar su içmeyenler, aşırı çay, kahve, gazlı içecek tüketenler, stresli çalışanlar, sık seyahat edenler, masa başı işi olanlar hareketsiz çalışanlar, obeziteye, insülin direncine, karaciğer yağlanmasına, tansiyon ve kalp problemlerine davetiye çıkarttılar bile..

Şimdi iki dakika düşünelim; tercihlerimiz mi yoksa şartlarımız mı sağlıklı beslenmeye engelimiz? Çalıştığım pek çok danışanımdan biliyorum ki konunun özü bilerek yaptığımız yanlış tercihlerimiz..

Bilinmesi gereken ilk kural şu ki, sağlık markette başlar, bilinçli ve doğru ürünü seçmek ilk hedefimiz.

Ofisinizdeki çekmece ve dolap detoksunu hemen yapın. Hafta içi için beslenme planınızı yazarak düzenleyip mutlaka alış verişinizi yapın.

Aldığınız ürünleri çekmecelerinizdeki zararlı ürünlerle değiştirin.

Günde 2 - 2.5 litre sağlıklı su içmeyi görev edinin. Her bir saat başına bir bardak su kuralını unutmayın. Mümkünse suyunuzu limon veya karbonatla alkali yapın.

Kahvaltınızı evde yapmaya özen gösterin. Bu mümkün değil ise yanınıza tam buğday ekmeği, peynir yeşillik veya süt, müsli, yulaf, meyve almayı unutmayın.

Kahvaltı ile öğle arasına ceviz badem, fındık, meyve atıştırmalıkları ekleyin.

Öğle yemekleriniz için civarınızda ev yemekleri yapan bir restaurant keşfedin. Bir porsiyon ana yemek veya kuru baklagil yemeği veya zeytin yağlı sebze yemeği yanında salata veya yoğurt yiyebilirsiniz fakat makarna, pilav, püreden uzak kalmak koşulu ile… Bu tercih yerine ızgara et, tavuk, balık yanında salata ve bir kase çorba da çok doğru olacaktır.

Ya da evden yiyeceklerinizi getirebilir hatta kendinize çok tahıllı ekmekten sandwichler yapabilirsiniz yanında ayran içmek koşulu ile... Öğle ile akşam arası enerjinin düştüğü karbonhidrat, tatlı, kek, bisküvi, pasta kaçamaklarının tehlike çanlarının çaldığı zaman dilimidir. Burada glisemic kontrol sağlamak ve karın bölgesi yağlanmasının önüne geçmek için, süt grubundan bir ürün seçip peynir, yoğurt, ayran, süt veya sütten kahve olabilir. Yanında çavdarlı grisini, müsli veya yulaf ezmesi, bir iki porsiyon meyve veya kuru meyve kombinasyonları geliştirebilirsiniz. Kalsiyum yağ yakımınızı artırıp, tok kalmanıza yardımcı olacaktır.

Ofiste sağlıklı beslenmenin vazgeçilmez bir parçası bitki çaylarını günde 4 fincan ve şekersiz tüketmeye özen gösterin. Limon ferahlık verir, ıhlamur ve zencefil zihni tazeler, yeşil çay metabolizmanızı hızlandırır, mate iştahınızı kapatır, kuşburnu enerjinizi yükseltir, elma tarçın kakule tatlı isteğinizi bastırır.

Günde iki tane şekersiz türk kahvesi ve bir bardak mineral su enerjinizi yükseltir ve iyon dengenizi sağlar. Algı ve performansınızı yükseltir. Canınız herhangi bir şey yemek istediğinde bu isteğin fizyolojik mi yoksa duyusal mı olduğunu iyi ayırt edin. Her zaman yiyecekten değil sağlıklı içeceklerden de yardım almayı deneyin. İyi ve tok hissetmek istiyorsanız öğün sayınızı artırın.

Bu önerilerden bir kaçını bile uygulamanız sağlığınıza büyük katkılar sağlayacaktır.

YENİ YAŞAM BİÇİMİNİZ AZ YEMEK DEĞİL DOĞRU YEMEK OLSUN …..

Bol Şans

İLETİŞİM

İletişime Geç
Ad Soyad:
Eposta:
İçerik:

Toplamı girin:



Meksika Sokağı Türsen Apt. No: 4 Kat: 2 D:3 Alsancak, İzmir

T.:+90 232 463 9364 - F.:+90 232 463 9361

info@burcincelikezer.com